Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11831 E. 2025/9121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11831
- Karar No
- 2025/9121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/32 Esas, 2021/282 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 55 parsel (ifrazen 216 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2014/263 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kamulaştırma bedelinin 41.161,00 TL olarak tespitine ve bu bedele 15.03.2015 tarihinden karar tarihi olan 03.06.2016 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, davalı ... yönünden davanın pasif husmet yönünden reddine, dava konusu taşınmazın 684,35 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2014/263 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, 1355 parsel sayılı taşınmaza bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını; dosya içerisindeki ... Belediye Başkanlığının 12.12.2014 tarihli yazısından; dava konusu taşınmazın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kırsal yerleşim alanında kaldığı, arsa vasfında olmayıp arazi niteliğinde olduğu bu nedenle dava konusu taşınmazın, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca taşınmazın net geliri esas alınıp, taşınmazın konumu ve niteliğine göre, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca objektif değer arttırıcı unsurlar da dikkate alınarak bilimsel yolla değerinin tespiti gerekirken, taşınmaza arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak geçersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.02.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/38 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 29.809,49 TL olarak tespitine, bu bedele 14.03.2015 tarihinden karar tarihi olan 07.02.2020 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, davalı ... yönünden davanın pasif husmet yönünden reddine, dava konusu taşınmazın 614,48 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.02.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/38 Karar sayılı sayılı ilamına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, şöyle ki; dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırma nedeni dikkate alındığında, kamulaştırmadan arta kalan 384,87 m²lik kısımda değer kaybı olacağının düşünülmemesi, dava konusu taşınmaza malik olmayan ...‘ın karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve mahkemece tespit edilen 29.809,49 TL bedelin bozma ilamı öncesi davalılara ödendiği anlaşıldığından bu bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden kıymet takdir raporundaki bedelin ödenmesine, bakiye bedelin karar kesinleştiğinde ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi, nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 03.12.2021 tarihli ve 2021/32 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 216 ada 3 parsel (eski 55 parsel) sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi ... ile harita bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 01.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide sarı renk ile taranarak gösterilen 614,48 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin 44.579,59 TL tespitine ve davalı ... yönünden davanın pasif husmet yönünden reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz bitiş tarihinin son karar tarihi olan 3.12.2021 tarihine kadar işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Bozma sonrası hükmedilen bedelin 41.161,00 TL'lik kısmına 15.03.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 03.06.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, fark bedele ise son karar tarihi olan 03.12.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faiz hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3-b) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine " kamulaştırma bedeli olan 41.161,00 TL' ye dava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin sona erdiği tarih olan 15.03.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 03.06.2016 tarihine kadar; bozma sonrası fark bedel olan 3.418,59 TL'ye ise 4 aylık sürenin sona erdiği tarih olan 15.03.2015 tarihinden son karar tarihi olan 03.12.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilerek, işletilecek yasal faizin davacı idareden tahsili ile davalılara tapudaki hisseleri oranında ödenmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.