Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10747 E. 2025/9182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10747
- Karar No
- 2025/9182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1428 Esas, 2024/84 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 27.03.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 27.03.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağına ilişkin görüşün hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin %5 ve objektif değer artış oranının %20 olarak alınmasının hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen her iki karara karşı sadece davacı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 8.Hukuk Dairesinin ilk kaldırma gerekçelerinde birden fazla sebep belirtilerek bedelin düşüklüğüne işaret edilmişse de aleyhe hüküm kurma yasağı gereğince 87,16 TL/m²den değil yine eski karardaki 81,57 TL/m² üzerinden karar verilmesi gerekir idi. Başka bir deyişle ilk derece mahkemesi tarafından davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı uygulama yapılmıştır. Hal böyle olmakla birlikte ikinci karar sonrası davacı idare istinafında bu hataya yönelik bir itiraz sebebi ileri sürmemiştir. Bu yanılgı, istinaf aşamasında kamu düzenine ilişkin bir yanılgı olarak değerlendirilemez. Zira aleyhe bozma yasağının temelinde, taraflarca dava konusu ve değeri üzerinde tasarrufta bulunma ve taleple bağlılık ilkesi ile hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkeleri yatmaktadır. Bir davanın taraflarının sürdürmediği ve uyuşmazlık konusu yapmadığı bir hususun irdelenmesi, istinaf incelemesini yapan bir mahkemeden beklenilmemelidir. Davacı idare kendi aleyhine olan bir durumu ileri sürmemişse ve hatta istinafa başvurmayan davalıların payı için hesaplanan fark bedeli itirazsız depo etmişse artık ilk derecenin yeni hükmünün bu anlamda kabul edildiği kanaatine varılmalıdır. Ayrıca, aleyhe bozma veya hüküm kurma yasağının bu tür olgularda kural olarak istinaf mahkemesini bağladığı da söylenemez. İlk Derece Mahkemesinin uymakla zorunlu olduğu bu yasağın istinaf mahkemesi aşamasına kadar genişletmek veya bu yasağın istinaf incelemesine teşmil edilmesi istinaf incelemesinin kapsamına uygun düşmeyeceğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile temyiz talebimizin miktar itibarıyla kesin olduğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, idare lehine oluşan kazanılmış hakkında dikkate alınması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğuna dair itirazların ileri sürüldüğünü bu sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davalılar istinaf yoluna başvurmamış olup davacı idare lehine taleple bağlılık ve aleyhe hüküm kurma yasağı ilkeleri gereği davalılar yönünden ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli kesinleşmiştir. Bu durumda ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrası fazla depo edilen bedelin davalılardan alınarak davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, açıkça istinaf başvurusu bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.03.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA 4. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinde yer alan '' 254.579,54 '' sayısının çıkarılması, yerine ''238.310,52'' sayısının yazılmasına, b) Ayrı bent olarak ''Davacı idarece fazla depo edilen 16.268,52 TL'nin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.