Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/13423 E. 2012/15442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13423
Karar No
2012/15442
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :255-111 Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiğine ilişkin kabul kararı yerinde ise de; ilk peşin sermaye değeri hesabında, sosyal yardım zammının dahil edilmeyerek eksik rücu alacağına hükmedilmiş olması, Rücu davalarında faize gelirler yönünden onay tarihi, masraflar için sarf ve ödeme tarihlerinden hükmedilmesi gerekirken, gelirler yönünden faizin başlangıcı gösterilmeksizin, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının silinerek, yerine, “1-Davanın kısmen kabulü İle; 11.481,07 TL gelir, 106,63 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 11.587,70 TL’nin gelirler yönünden onay tarihi, masraflar yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine; 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 688,31 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına; 4-Karar tarihine yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.390,52 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine; 5-Davacı tarafından yapılan 29,00 TL tebligat gideri, 8,00 TL müzekkere gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL dosya gidiş-geliş ücreti olmak üzere toplam 917,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranı dikkate alınarak takdiren 830,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/13423, K. 2012/15442, T. 18.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-13423-e-2012-15442-k-9f8079d206be