Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13335 E. 2024/10463 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13335
Karar No
2024/10463
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/634 D.İş, 2022/634 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL kalıcı maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatın başvuru tarihini takip eden 15. gün bitiminden itibaren işleyecek yasal veya ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 64.696,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, dava konusu kaza iş kazası niteliğinde olduğundan SGK'ya müzekkere yazılarak davacının 11.10.2020 tarihli kaza nedeniyle herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafından maluliyet raporunun hükme esas teşkil etmeye yeterli olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 64.696,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı vekilince İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz yolu açık olmak üzere verilmesi nedeniyle temyiz edildiğini, oysaki temyiz yasa yolu kapalı olmakla davalının temyiz başvurusunun öncelikle usulden reddine aksi halde ise Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi tarafından progresif rant hesap yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı tanzim edildiğini, davacıda meydana gelen maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davalı tarafından aldırılan medikal raporda davacının trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyetinin %16 olduğunun belirlendiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olduğundan hükümde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi halde ise en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporunda somut olayın detaylıca incelenmemiş olup eksik ve hatalı inceleme sonucu hazırlandığını, öte yandan kazanın meydana gelmesinde etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmediğini, meydana gelen kazanın trafik/iş kazası olduğu açık olup iş kazası nedeniyle davacıya SGK tarafından peşin sermaye değeri ödemesi yapılacağından bu tutarın tespit edilerek tazminattan tenzil edilmesi gerekirken fahiş tazminata hükmedildiğini, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ne göre hesaplanacak miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 11.10.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1.fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının nakliyeci olduğu, kazanın, davacının, Adana'dan yüklediği biberlerin nakliyesini sağladığı esnada meydana geldiği ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır. Hakem Heyetlerince hükme esas alınan aktüer raporunda SGK iş göremezlik sorgu ekranına göre davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığının tespit edildiği belirtilmiş ve bu belirlemeye göre karar verilmiş ise de SGK ekran görüntüsü ile yetinilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, SGK Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya sürekli iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 . maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. 3.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13335, K. 2024/10463, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13335-e-2024-10463-k-a5e3c05bf87e