Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/14699 E. 2012/25387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/14699
Karar No
2012/25387
Karar Tarihi

... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... aralarındaki dava hakkında Üsküdar 3.İş Mahkemesi'nden verilen 30.04.2012 günlü ve 2008/47 Esas 2012/193 Karar sayılı hükmün temyizen incelenmesi davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Usulüne uygun olarak bir tebligat yapıldıktan sonra adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılabilir. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. “ Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir. Somut olayda; davalı ...'ın vekili Av....'in vekillikten istifasına ilişkin dilekçesinin, davalının adresten taşınması nedeniyle iadesi üzerine, hem istifa dilekçesinin hem de gerekçeli kararın Tebligat Kanunu 35'e göre tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatların usule uygun yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, gerekçeli karar ve davalı vekilinin istifa dilekçesinin, davalının adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılarak ve 5173 sicil sayılı işyerine ait 1993-2003 tarihleri arasını kapsayan dönem bordrolarının dosya arasına alınmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14699, K. 2012/25387, T. 11.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-14699-e-2012-25387-k-9f176f1e6159