Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/613 E. 2026/7173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/613
- Karar No
- 2026/7173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/477 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve
2022/33 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine 28.04.2022 tarihinde kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2024/26927 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155105 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155105 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartınında gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.01.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2017 tarihli ve 2017/140 Soruşturma, 2017/5 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin,10.04.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle erteleme kararının kaldırılarak Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2020/984 Soruşturma, 2020/426 Esas, 2020/347 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüpheli hakkında, 17.05.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2020 tarihli ve 2020/1182 Soruşturma, 2020/585 Esas ve 2020/495 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2020/471 Esas, 2020/360 Karar sayılı kararı ile Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin2020/212 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/212 esas, 2020/297 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.12.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/1241 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile verilen 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gühapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 28.04.2022 tarihli ve 2022/477 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve erteleme kararı şüpheliye ve varsa müdafiine usûlüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; dava zamanaşımı süresi de gözetilmek suretiyle açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca
20.09.2024 tarihli ve 2024/14761 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/477 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.