Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/191 E. 2026/3345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/191
- Karar No
- 2026/3345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1340 E., 2025/1148 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 24.02.2024, 03.03.2024, 20.03.2024 HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç teşkil eden aynı fiilde birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olduğu durumlarda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğidir. Sanığın yargılamaya konu üç ayrı fiilinde, birden fazla nitelikli halin aynı eylemde birleştiği durum söz konusu olmayıp, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında işlenen 24.02.2024 tarihli 1. eyleminde, suça konu uyuşturucu maddenin niteliğini esas alan 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesindeki, 03.03.2024 tarihli 2. eyleminde, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin özelliğini esas alan 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesindeki; 20.03.2024 tarihli 3. eyleminde de suça konu uyuşturucu maddenin niteliğini esas alan 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesindeki hal gerçekleşmiştir. İki nitelikli halinde aynı eylemde birleşmemesi sebebiyle bu husus temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşmaya gerekçe yapılamaz. Bu açıdan zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddeleri hükümlerinin olaylara ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan ağır olanına 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında netice cezanın tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı eylemde iki nitelikli hal gerçekleştiği gerekçesiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.