Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9858 E. 2026/4834 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9858
Karar No
2026/4834
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/604 E., 2018/506 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.11.2025 tarihli ve 2025/16019 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143471 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/143471 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 15.03.2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 7. Maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/2 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/269 esas, 2015/261 sayılı kararının 29.05.2015 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde 31.10.2016 tarihinde adı geçen sanığın incelemeye konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2017/604 esas, 20218/506 sayılı kararıyla mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, incelemeye konu 31.10.2016 tarihli eylemin, evvelce İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, bu eylemlerden dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/2 69... /261 sayılı kararına ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II.GEREKÇE A. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/604 Esas ve 2018/506 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 31.10.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2017 tarihli ve 2017/55313 Soruşturma,

2017/681 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 27.05.2017 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek gönderilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2017 tarihli ve 2017/55313 Soruşturma, 2017/31929 Esas, 2017/22645 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.10.2018 tarihli ve 2017/604 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/261 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 15.03.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 tarihli ve 2013/72504 Soruşturma, 2013/31383 Esas, 2013/15399 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/261 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesinin emredici hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.05.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

3. Sanığın denetim süresi içerisinde 26.12.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/743 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.02.2025 tarihli ve 2023/146 Esas, 2025/431 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davanın 2025/143 Esasa kaydedildiği, Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;

Somut olayda; İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/261 Karar sayılı kararı ile, sanığın 15.03.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 31.10.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 31.10.2016 tarihli eylemini, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 29.05.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 31.10.2016 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2018 tarihli ve 2017/604 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/143 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/9858, K. 2026/4834, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-9858-e-2026-4834-k-8d5c1e49b75f