Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9494 E. 2026/10760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9494
- Karar No
- 2026/10760
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/218 E., 2022/365 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli ve 2024/32425 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/128089 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/128089 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 18.04.2013 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/123 esas, 2016/323 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, inceleme konusu 22.12.2018 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/218 Esas ve 2022/365 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 22.12.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli ve 2019/16552 Soruşturma, 2019/805 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 14.03.2019 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 10.02.2021 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2022 tarihli ve 2019/16552 Soruşturma, 2022/8064 Esas, 2022/5176 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.05.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın
191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58.maddesi uyarınca mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 18.04.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2013 tarihli ve 2013/22119 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2014 tarihli ve 2013/673 Esas, 2014/71 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2.maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 3. Sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.07.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında ve herne kadar, öncesinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesinin uygulanma imkanıbulunmasa da,
Anayasanın belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde sanık lehine kanuna aykırı şekilde verilmiş Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/323 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değer taşıyacağı kabul edilerek, bu kabule göre, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 22.12.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 22.12.2018 tarihli eylemini,
Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 08.07.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 22.12.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 22.12.2018 tarihli eylemin soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, ancak, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi bir tasfiye hükmü olduğundan, sonraki aynı nev'i suçtan eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel olmayacağı gözetilerek 10.02.2021 tarihli eylem nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Bakırköy 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/123 Esas ve 2016/323 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına, sanığın 10.02.2021 tarihli eylemi nedeniyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.