Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10495 E. 2026/4849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10495
- Karar No
- 2026/4849
- Karar Tarihi
MAHKEMELERİ : 1. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2021/68 E., 2021/626 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/29227 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151041 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151041 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/68 esas, 2021/626 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2018 tarihli ve 2018/47 soruşturma, 2018/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararında, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi şüpheliye denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye itiraz hakkının bildirilmediğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kendisine usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 2. Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/128 esas, 2021/60 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Adı geçen sanığın inceleme konusu 30.10.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/128 esas, 2021/60 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı nazara alındığında, Somut olayda, önceki 02.12.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/68 esas, 2021/626 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, Sanığın incelemeye konu 30.10.2019 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu 02.12.20 17... .10.2019 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/68 Esas ve 2021/626 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında 02.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2018 tarihli ve 2018/47 Soruşturma, 2018/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 17.01.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 02.02.2018 tarihinde Kırklareli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2018 tarihli ve 2018/47 Soruşturma, 2018/1601 Esas, 2018/1570 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/1060 Esas, 2018/1225 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.12.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.11.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.10.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/128 Esas ve 2021/60 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında 30.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2019 tarihli ve 2019/5777 Soruşturma, 2019/2297 Esas, 2019/2243 sayılı iddianamesi ile Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6.maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Lüleburgaz 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.01.2021 tarihli ve 2020/128 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün 18.03.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 1. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı yönünden; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda Müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağından yükümlülük ihlalinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte, başvuru şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır. 2. Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/128 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı yönünden: 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 02.12.2017 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.01.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığından kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. 3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 20.09.2023 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.11.2025 tarihli ve 2025/6581 Soruşturma, 2025/522 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, öncelikle Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesince kamu davasının, Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesi, her iki dava birleştirildikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Lüleburgaz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/626 Karar sayılı kararı ile Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/128 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.