Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/1776 E. 2026/7453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1776
- Karar No
- 2026/7453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1979 E., 2023/1619 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.01.2017 tarihli ve 2015/4129 Esas, 2017/473 Karar sayılı bozma ilamı üzerine, Elazığ Çocuk Mahkemesi'nin 25.10.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/1., 31/3., 62. , 50/1-a ve 52/2. maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve hükmün sanık müdafii tarafından temiz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/1979 Esas, 2023/1619 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık hakkına bozma üzerine kurulan Elazığ Çocuk Mahkemesi'nin 25.10.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararın, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi gereği temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 23.11.2023 tarihli ve 2023/1979 Esas, 2023/1619 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu, bu karar kaldırılarak ve sanık müdafiinin temyiz isteğinin, Elazığ Çocuk Mahkemesi'nin 25.10.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi ile 2. fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 20.10.2013 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 25.10.2023 tarihine kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.09.2017 tarihi ile HAGB'nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 07.02.2019 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.. Açıklanan nedenle, Elazığ Çocuk Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.