Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/5792 E. 2023/10937 K. – Bozulmuş Veya

Konu: Bozulmuş Veya Değiştirilmiş Gıda Veya İlaç Ticareti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5792
Karar No
2023/10937
Karar Tarihi
Konu
Bozulmuş Veya Değiştirilmiş Gıda Veya İlaç Ticareti

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/451 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararı ile sanığın bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Kocaeli 2. Asliye Ceza kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2022 tarihli ve 2021/13613 Esas, 2022/892 Karar sayılı kararı ile; "Suça konu ürünlerin analiz sonuçlarına göre, “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş” gıda maddeleri niteliğinde olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile sanığın bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında yetersiz ve kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın olay tarihinde yetkilisi olduğu Kırıntı Baharat-Tarımsal-Kozmetik Gıda Temizlik Mlz. İnş. Elektrik Turz. Sanayi ve Tic Ltd. Şti'ye ait iş yerinde üretip, satışa arz ettiği bitkisel macunda sağlığa zararlı "sildenafil" etken maddesinin bulunduğu tespit edildiği olayda; sanığın kaçamaklı ikrara yönelen savunmaları, suç tespitine ilişkin Bursa İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nce düzenlenen 21.11.2014 tarihli resmi kontrol raporu ile numune alma tutanağı ve etiketi, yine sanığın firmasınca üretilen "kırıntı epimedyumlu polenli bitkisel karışım macunu" ndan alınan numunenin 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'na uygun olmadığı ve içeriğinde afrodizyak etki yapan sildenafil etken maddesi bulunduğunun saptandığına ilişkin 03.12.2014 tarihli muayene ve analiz raporu ve Yargıtay bozma ilamı sonrasında bozma ilamında belirtildiği şekilde 10.08.2022 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ''söz konusu bitkisel karışımlı macunda Sildenafil ilaç etkin maddesinin bulunduğunun'' belirtildiği, bu maddenin mevzuata aykırı olarak insan sağlığına zarar verici etkisi de gözetilerek, sanığın eylemi sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık hakkında, incelemeye konu 21.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle 09.06.2015 tarihli iddianameyle bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan kamu davası açıldığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemeye göre, sanık hakkında 20.06.2014 tarihli eylemi nedeniyle 24.06.2016 tarihli iddianame ile bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan başka bir kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2016/487 Esas, 2017/385 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından; 21.11.2014 ve 20.06.2014 tarihli eylemlerinin tek suç ya da iki ayrı suç veya 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün sanık aleyhine olduğu ve ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 28.02.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki diğer koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca "Sanık hakkında daha önce başka bir eylem nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin ardından sanığın suç konusu eylemi gerçekleştirmesi ve denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle CMK'nın 231/8. Maddesi uyarınca kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5792, K. 2023/10937, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-5792-e-2023-10937-k-8bb8f7ecd560