Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23181 E. 2025/6640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23181
Karar No
2025/6640
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/367 E., 2019/1396 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 20.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2023/10973 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116669 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116669 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın daha evvel 05.09.2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev'iden suçtan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/357 esas, 2015/466 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği, Bu itibarla, sanığın incelemeye konu 25.06.2018 tarihli ikinci eyleminin, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/367 Esas ve 2019/1396 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 25.06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2018 tarihli ve 2018/7980 Soruşturma, 2018/331 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 09.10.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 18.12.2018 tarihinde Alanya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 26.11.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2019 tarihli ve 2018/7980 Soruşturma, 2019/947 Esas, 2019/847 sayılı iddianamesi ile Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.10.2019 tarihli ve 2019/367 Esas, 2019/1396 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin14.07.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 05.09.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2013 tarihli ve 2013/5017 Esas sayılı sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 09.09.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Manavgat 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/207 Esas, 2021/487 karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.05.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/1031 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Alanya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 25.06.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 25.06.2018 tarihli eylemini, Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 09.09.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, 26.11.2018 tarihli eylem yönünden gereği için Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/429 Soruşturma dosyasına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/367 Esas, 2019/1396 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE", "sanığın 26.11.2018 tarihli eylemi yönünden gereği için Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/429 Soruşturma dosyasına bildirimde bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23181, K. 2025/6640, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23181-e-2025-6640-k-30bf0e406951