Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22142 E. 2025/7144 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22142
- Karar No
- 2025/7144
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/252 E., 2023/476 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 03.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/15082 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115562 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115562 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 22/03/2018 tarihinde işlediği suç nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2018 tarihli ve 2018/65005 soruşturma, 2018/2085 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, şüphelinin denetim süresi içinde tekrar aynı neviden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine dair Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2020 tarihli ve 2019/137 esas, 2020/296 sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/2044 esas, 2020/1638 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine ilişkin Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli ve 2021/2 esas, 2021/507 sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26/10/2021 tarihli ve 2021/3476 esas, 2021/2012 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği; Diğer taraftan sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/07/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olduğu ve anılan kararın 04/09/2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın inceleme konusu 13/08/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eyleminin ise anılan kararın kesinleşmesinden önce işlendiğinin anlaşılması karşısında; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/01/2017 tarihli ve 2022/10224 esas, 2023/4563 karar sayılı ilamında "5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması şartının gerçekleşmediği, durma kararının kesinleşmesinden sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 tarihli ve 2021/142882 soruşturma, 2021/5591 sayılı kararı ile, 19.06.20 14... .01.2015 tarihli eylemlere ilişkin olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin 06.05.20 16... .11.2021 tarihli erteleme
kararından önce olduğu dikkate alındığında, bu durumda artık 06.05.2016 tarihli eylemin 04.11.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içinde eriyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği, 06.05.2016 tarihli eylemin, ileride ihlal nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılması halinde mahkemesince, cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılma hususunda takdir hakkının kullanılması ile teşdit sebebi yapılabileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartının geçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek karardan bir örneğinin, bilgi için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/142882 sayılı soruşturma dosyasına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden..." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, inceleme konusu 13/08/2018 tarihli eylemin, evvelce verilen 24/07/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelemesi kararının içerisinde eriyeceği, cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılma hususunda takdir hakkının kullanılması ile teşdit sebebi yapılabileceği; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrası sanığın mahkumiyetine dair verilen Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli ve 2021/2 esas, 2021/507 sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26/10/2021 tarihli ve 2021/3476 esas, 2021/2012 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesi sebebiyle bu hususun anılan mahkemece mahallinde yargılamanın yenilenmesi sebebi yapılabileceği gözetilmeden, kamu davasının düşmesine ve Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2021 tarihli ve 2021/2 esas, 2021/507 sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.08.2018 tarihli eylemi nedeniyle infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, suç yönünden soruşturma dosyasının tefrik edildiği ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2019 tarihli ve 2018/74752 Soruşturma, 2019/3561 Esas, 2019/2823 sayılı iddianamesi ile, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/118 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, aynı eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan da Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli iddianamesi ile birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli kararı ile, Mahkemenin 2019/180 Esas sayılı dosyasının aynı Mahkemenin 2019/118 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda; Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/118 Esas, 2019/689 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar verilmesine yer olmadığına, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 297/1., 297/1-son, 35/2., 44. ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, C. Sanığın istinaf talebi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.01.2023 tarihli ve 2021/3173 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile "13/08/2018 tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne tutuklu olarak teslim edilen sanığın kuruma kabulü sırasında yapılan üst aramasında ayakkabısının astarının altında jelatine sarılı net 0,1 gram metanfetamin türü uyuşturucu madde bulunduğu, sanığın savunmasında sorguya çıkmadan önce Adliyenin önünde arkadaşına terliklerini verdiğini, ondan da ayakkabılarını alıp giydiğini, içinde uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini, uyuşturucu madde ile ilgisinin olmadığını söylediği, üzerinden çıkan uyuşturucu madde ile ilgili soruşturma yürütülüp 14/02/2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkemenin 22/02/20 19... /1 80... /41 Karar sayılı kararı ile davanın inceleme konusu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, bu şekilde meydana gelen olayda mahkemece yapılan yargılaması sonucunda sanığın TCK'nın 297/1, 297/1-son, 35/2, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu yönünde ise karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş ise de; .... sanığın İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma kastıyla hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığı, eylemin Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında; Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suç açısından sanığın UYAP ve adli sicil kayıtları incelenerek sanık hakkında daha önceki bir eylemi nedeniyle verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak kovuşturma koşulunun inceleme konusu eylem açısından gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekirken, sanığın eyleminin İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma suçunu oluşturduğu kabulünün, Usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararının bozulmasına karar verildiği, D. İstinaf bozma ilamı üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılamada Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.04.2023 tarihli ve 2023/252 Esas, 2023/476 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz
edilmeksizin 03.05.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, aynı karar ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçu yönünden ise beraat kararı verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, E. Dosya arasında bulunan Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/2 Esas sayılı dosyasının incelemesinde; Şüpheli hakkında, 22.03.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2018 tarihli ve 2018/65005 soruşturma, 2018/2085 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, şüphelinin denetim süresi içinde tekrar aynı neviden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine dair Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/137 Esas, 2020/296 Karar sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/2044 Esas, 2020/1638 Karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/3476 Esas, 2021/2012 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında 22.03.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olduğu ve anılan erteleme kararının 04.08.2018 tarihinde tebliğ
edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi sonrası ihlal ettiğinden bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu sanığın mahkûmiyetine dair verilen Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/3476 Esas, 2021/2012 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, sanığın inceleme konusu 13.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eyleminin ise anılan 24.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiği; dolayısıyla inceleme konusu 13.08.2018 tarihli eylemin, 22.03.2018 tarihli eylem nedeniyle evvelce verilen 24.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelemesi kararının içerisinde eriyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği ve cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılma hususunda takdir hakkının kullanılması ile teşdit sebebi yapılabileceği ancak, 22.03.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında, tek suça konu olabilecek 13.08.2018 tarihli eylem yönünden kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, kovuşturma şartının geçekleşmeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi yerine kamu davasının durmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. G. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/252 Esas, 2023/476 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE", şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.