Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23169 E. 2025/4589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23169
Karar No
2025/4589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1015 E., 2019/524 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 25.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/13305 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115622 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115622 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesi gerekirken, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 17.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 tarihli ve 2015/3956 soruşturma, 2015/85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce denetimli serbestlik kararına uymadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2015 tarihli ve 2015/3956 Soruşturma, 2015/3161 Esas, 2015/2585 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1-f ile 2-c, 53 ve 5271 sayılı CMK'nın 325. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/509 Esas, 2015/649 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın 17.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği halde, bu tarihten sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken kararın tebliği beklemeksizin 30.03.2015 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği ve dolayısıyla karar kesinleşmeden denetim kararının başlatıldığı anlaşılmakla suç sayılacak herhangi bir eylemin henüz olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına", "tedavi ve denetim tedbirinin yeniden başlatılması amacıyla karardan bir suretin Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine" karar verildiği, D. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu kararı üzerine; Şüpheli hakkında, 17.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2016 tarihli ve 2016/3838 Soruşturma, 2016/106 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz süresi gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2016 tarihli ve 2016/3838 Soruşturma, 2016/6651 Esas, 2016/5607 sayılı iddianamesi ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, F. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/10 Esas, 2017/436 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, G. Denetim süresi içerisinde 04.12.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.05.2019 tarihli ve 2018/1015 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 29.05.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. H. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, kararın da doğrudan sanığın MERNİS adresine çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla usulüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında kanun yararına bozma istemine konu 17.03.2015 tarihli eylemden dolayı Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/509 Esas, 2015/649 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın esasını çözen "ceza verilmesine yer olmadığı" kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine "Sanık hakkındaki tedavi ve denetim tedbirinin yeniden başlatılması amacıyla karardan bir suretin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan sonra yeniden yargılama yapılmaması gerektiği halde, sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2016 tarihli ve 2016/3838 soruşturma, 2016/106 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, infaz için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, yükümlülük ihlalinden dolayı 20.10.2016 tarihli ve 2016/17233 Soruşturma, 2016/5368 Esas, 2016/4588 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davası açıldığı ve sanığın mahkûmiyetine kararr verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, incelenen dosya arasına Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/509 Esas sayılı dava dosyasının aslı veya onaylı suretinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi ilave gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2018/1015 Esas, 2019/524 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23169, K. 2025/4589, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23169-e-2025-4589-k-dcb17decee75