Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/18497 E. 2026/12118 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18497
Karar No
2026/12118
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/94 E., 2022/494 K.

Sanık ... dışındaki sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; sirayet üzerine lehe bozmadan yararlanan sanık ...'in ise bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık ...'in ikametinden ele geçirilen sentetik kannabinoidin ticari amaçla bulundurulduğunun kabul edilmesi halinde 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğine, kullanma amaçla bulundurulduğunun kabul edilmesi halinde 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğine, 2. Sanıklar .... ve ... hakkında zorunlu müdafii bulunmadan hüküm kurulması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığına, 3. Sanıklar ...ve .... arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle aynı müdafii ile temsil edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3. Zorunlu müdafii bulunmadan hüküm kurulması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığına, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Ç. Sanıklar ... ve ....müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, E. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1 Mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

4. Gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, Ğ. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; sirayet üzerine lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ....ve .... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Bozmaya uyulduğu, İlk Derece Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve değerlendirilmesine, incelemenin eksiksiz yapıldığına ve sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde belirtilen cezanın alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayini gerektiren suçlardan olduğu anlaşılmakla; esas hakkındaki mütalaanın verildiği 16.09.2022 tarihli ve hükmün kurulduğu 27.12.2022 tarihli son celsede sanık müdafiinin hazır bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 188/1. maddesinde "Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması şarttır." emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeksizin, hükmün kurulduğu celseye müdafiinin katılımı sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanık hakkında 29.05.20 17... .05.2017 tarihli gizli soruşturmacı kolluk görevlilerine uyuşturucu madde satma eyleminden dolayı 11.04.2018 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanığın, 04.12.2017 tarihinde gizli soruşturmacı kolluk görevlilerine uyuşturucu madde satma eyleminden dolayı da 05.04.2018 tarihli iddianame ile dava açılarak yapılan yargılamada İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2018/230 Esas, 2019/143 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62... . maddeleri gereği 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2020/4956 Esas, 2022/299 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; Her iki dosyanın suç tarihleri dikkate alınarak, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/230 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesine konu bu dosya içerisine alınması; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere, gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı hususu gözetilmek suretiyle, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık hakkında sirayet üzerine yeniden kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ...ve .... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararında Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/18497, K. 2026/12118, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-18497-e-2026-12118-k-fc138b077c5e