Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15951 E. 2025/316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15951
Karar No
2025/316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/429 E., 2022/759 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın aynı mâhiyetteki eylemine ilişkin İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/713 Esas ve 2022/127 Karar sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak "2 ay 2 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 09.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/4839 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85457 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85457 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli kararı ile sanığın 25.10.2017, 19.01.2018, 01.06.2021 ve 06.08.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak eylemleri yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilerek hüküm verildiği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17.03.2023 tarihli ve 2022/2585 esas, 2023/1914 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zincirleme suçlarda suç tarihinin son suçun işlendiği gün olduğu nazara alındığında, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/429 esasına kayden görülen kamu davasında suç tarihinin 06.08.2021 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 58/1-2. maddesinde yer alan "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alındığı anlaşılan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/438 esas, 2010/430 sayılı kararı ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın 10.09.2015 tarihinde kesinleştiği, yerine getirme tarihinin 03.01.2018 olduğu, üç yıllık sürenin 03.01.2021 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka bir ilamının da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/429 Esas ve 2022/759 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 06.04.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2022 tarihli ve 2022/70382 Soruşturma, 2022/23358 Esas, 2022/16999 sayılı iddianamesi ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.11.2022 tarihli ve 2022/429 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha önce sanık hakkında İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/713 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak "2 ay 2 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına, cezanın TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/713 Esas ve 2022/127 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Sanık hakkında 25.10.2017 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2018 tarihli ve 2018/4212 Soruşturma, 2018/468 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 09.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 19.01.2018 ve 24.04.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli ve 2018/4212 Soruşturma, 2021/41746 Esas, 2021/29168 sayılı iddianamesi ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Şüpheli hakkında, 01.06.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2022 tarihli ve 2022/21413 Soruşturma, 2022/7119 Esas, 2022/5066 sayılı iddianamesi ile İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/114 Esas, 2022/123 Karar sayılı birleştirme kararı ile, davanın 2021/713 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 4. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/713 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, İzmir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/438 Esas, 2010/430 Karar sayılı kararı tekerrüre esas alınarak mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 23.02.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/713 Esas ve 2022/127 Karar sayılı dosyasında, sanık hakkında verilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2018 tarihli ve 2018/4212 Soruşturma, 2018/468 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz kanun yolunun gösterilmemesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşıldığından; İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/713 Esas ve 2022/127 Karar sayılı kararının da kanun yararına bozulması, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin her iki kararının kanun yararına bozulmasından sonra davaların birleştirilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek sanığın tüm eylemleri hakkında ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiğinden, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/713 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararına karşı da, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, İzmir 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/713 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15951, K. 2025/316, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15951-e-2025-316-k-229186996632