Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15940 E. 2025/307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15940
Karar No
2025/307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/553 E., 2015/1195 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda beliritlen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 14.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2023/10574 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85389 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85389 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; somut olayda, 19.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazısının 10.02.2015 tarihinde şüphelinin yakınına tebliğ edildiği, buna karşın şüphelinin usulüne uygun çağrı yazısına rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik dosyasının 04.03.2015 tarihinde kapatılmasına karar verildiği anlaşılmakla; şüpheliye çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra, denetimli serbestlik tedbirine uymama halinde bu kez de uyarı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmakla, ikinci bir tebligat yapılmaksızın ısrar etme şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.10.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2014 tarihli ve 2014/9274 Soruşturma, 2014/74 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 11.12.2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek infazı için 27.01.2015 tarihinde Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28.01.2015 tarihli ve 2015/110 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 10.02.2015 tarihinde aynı konutta oturan annesi imzasına tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurmadığı, 04.03.2015 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli ve 2014/9274 Soruşturma, 2015/1553 Esas, 2015/1399 sayılı iddianamesi ile Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.10.2015 tarihli ve 2015/553 Esas, 2015/1195 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıca madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, dosyanın diğer şüphelisi Volkan Bulut'un soyut beyanı dışında, savunmasının aksine suç tarihinde uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, bu hususun, mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu dikkate alınarak, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15940, K. 2025/307, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15940-e-2025-307-k-6354f732c46c