Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15842 E. 2023/11561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15842
Karar No
2023/11561
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. 25.06.2013 tarihli eylem nedeniyle, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.08.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın 02.04.2014 tarihli kararla hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 11.02.2020 tarihli 2019/4474 Esas, 2020/872 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. 26.06.2013 tarihli eylem nedeniyle, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın 12.06.2014 tarihli kararla hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 11.02.2020 tarihli ve 2019/4905 Esas, 2020/871 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda, 26.06.2013 tarihli eylem yönünden açılan Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2020/165 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararı ile dosyasının Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/41 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. D. 15.06.2013 tarihli eylem yönünden verilen ve kesinleşen Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2015/136 Karar sayılı dosyası, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/41 Esas sayılı dosyası arasına alınmıştır. E. Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2020/41 Esas, 2020/520 Karar sayılı kararı ile birleşen Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/165 Esas, 2020/136 Karar sayılı dosyası yönünden sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kesinleşen Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2015/136 Karar sayılı dosyası ve Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/41 Esas, 2022/520 Karar sayılı dosyası yönünden "zincirleme veya müstakilen suç teşkil etmeyeceği anlaşıldığından" bahisle "hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; hakkaniyete aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraatine karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1- Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için bozma üzerine verilen temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır. 2- Bozma üzerine yapılan yargılamada, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması, 3- Birleşen 26.06.2013 tarihli eylemle ilgili sanığın üzerinde yapılan aramaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde verilmiş "adlî arama kararı" ya da "yazılı arama emri" veya suç tarihinde olay yeri ve zamanını kapsayan "önleme arama kararı” dosya içinde bulunmadığından, "adli arama kararı", "yazılı arama emri" ya da "önleme arama kararı" bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 4- Bozmaya uyularak dosya arasına alınan 15.06.2013, 25.06.2013 ve 26.06.2013 tarihli eylemlere ilişkin dosyalarında yapılan incelemede, üç eylem arasında hukuki kesintinin 23.08.2013 tarihli iddianame olduğu tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, dolayısıyla; tüm deliller değerlendirilerek her üç suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, "hukuki anlamda zincirleme suç kabul edilmesini gerektirecek hukuki kesinti bulunmadığı" gerekçesi ile birleşen Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/165 Esas, 2020/136 Karar sayılı dosyası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulurken, kesinleşen Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/22 Esas, 2015/136 Karar sayılı dosyası ve incelemeye konu Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/41 Esas, 2022/520 Karar sayılı dosyası yönünden "zincirleme veya müstakilen suç teşkil etmeyeceği anlaşıldığından" bahisle "hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmek suretiyle hükümlerin karıştırılması, 5- İncelemeye konu 26.06.2013 ve 26.06.2013 tarihli eylemlerin, suç tarihleri itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın fazla ceza tayini, 6- İncelemeye konu edilen ve birleşen 25.06.2013 ve 26.06.2013 tarihli eylemler yönünden bozma öncesi verilen hükümlerde, sanık hakkında sonuç ceza olarak 6000,00 TL adli para cezasına karar verildiği ve bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın kazanılmış hakkı korunmadan sonuç ceza olarak teşdid uygulanarak 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2020/41 Esas, 2022/520 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15842, K. 2023/11561, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-15842-e-2023-11561-k-4d8243f0f5ad