Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15411 E. 2024/689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15411
- Karar No
- 2024/689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/368 E., 2023/570 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2019/539 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/2118 Esas, 2020/98 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve 2021/2076 Esas, 2022/3743 Karar sayılı kararı ile; "CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince sanıklar hakkında yazılı şekilde karar verilebilmesi için, CMK'nın 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/1144 Esas, 2022/966 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. E. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.11.2022 tarihli ve 2022/12766 Esas, 2022/12306 Karar sayılı kararı ile; " ... 2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak Cumhuriyet savcısının dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, 04.07.2019 tarihinde muhbir ile yapılan görüşme neticesinde ... , ... ve ... isimli şahısların 27 BRS ... plaka sayılı araç ile Gaziantep’ten uyuşturucu madde getirecekleri, irtibata geçtikleri ... isimli şahısla birlikte maddeyi satacaklarına dair bilgi edinilmesi üzerine sanıkların konakladıkları odanın tespit edildiği ve yapılan aramada odada bulunan dolap üzerinde 101 paket halinde 87 gr metamfetamin içeren maddenin ele geçirildiği, arama işlemini takiben sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve ...’ün 27 BRS ... plaka sayılı araç ile aramanın yapıldığı yere geldikleri, sanık ...’in folyoya sarılı olarak yere attığı 0.9 gr, temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...’ın çantasında 0.4 gr metamfetamin içeren maddenin ve yine temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...’ün üzerinde 0.5 gr esrar elde edilebilecek kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda, 05.07.2019 tarihli kolluk tutanağı, sanıkların aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanık ...’in, suça konu maddeyi, sanıklar ... ve temyiz konusu edilmeyen ... ile eylem birlikteliği içerisinde, ticari amaçla bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, "nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. F. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/570 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Suça konu uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarında kaldığına, 3. Aksinin kabulü halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; " İddia, savunma, soruşturma, ilk derece mahkemesi aşamasında kovuşturma sonucunda toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; Mersin İl Emniyet Müdürülüğünce; ... , ... ve ... isimli şahısların 27 BRS ... plaka sayılı araç ile Gaziantep ilinden Mersin'e uyuşturucu madde getirecekleri, irtibata geçtikleri ... isimli şahısla birlikte maddeyi satacaklarına dair bilgi alınması üzerine, sanıkların konakladıkları odanın tespit edildiği ve yapılan aramada 101 paket halinde 87 gr ağırlığında metamfetamin içeren maddenin ele geçirildiği, arama işlemini takiben sanık ... ile istinaf dışı sanıklar ... , ... ve ...'in 27 BRS ... plaka sayılı araç ile aramanın yapıldığı yere geldikleri, bu sırada sanık ...'in folyoya sarılı olarak yere attığı 0.9 gr ağırlığında metamfetamin içeren maddenin ele geçirildiği, 05.07.2019 tarihli kolluk tutanağı, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, paket sayısı ve ele geçiriliş şekli ile tüm dosya kapsamında yer alan somut deliller ve Yargıtay bozma ilamı birlikte ele alınıp incelendiğinde; sanık ...'in’in, suça konu uyuşturucu maddeyi istinaf dışı sanıklar ... ve ... ile eylem birlikteliği içerisinde ve ticari amaçla bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği ..." gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2023/368 Esas, 2023/570 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.