Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13542 E. 2024/26040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13542
Karar No
2024/26040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KANUN YARARINA BOZMA Çamardı Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/3758 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64723 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64723 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkında ilk kez 05.01.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bor (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/99 esas, 2014/176 sayılı kararı ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden 17.04.2014 tarihinde kesinleştiği, Sanığın incelemeye konu 08.05.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak da her ne kadar Çamardı Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş ise de, 08.05.2014 tarihli eylemin Bor (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlali mahiyetinde olduğu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenen ikinci suçtan açılan davada kovuşturma şartının ortadan kalktığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyeti kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 08.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çamardı Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2014 tarihli ve 2014/88 Soruşturma, 2014/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 20.08.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, tedbirin infazının 13.09.2016 tarihinde tamamlandığı, B. Şüphelinin 13.04.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Çamardı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2019 tarihli ve 2014/88 Soruşturma, 2019/22 Esas, 2019/22 sayılı iddianamesi ile Çamardı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Çamardı Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.12.2019 tarihli ve 2019/36 Esas, 2019/106 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Bor Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Sanık hakkında, 05.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2014 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bor Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 17.04.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Somut olayda, 08.05.2014 tarihli eylemin, sanık hakkında daha önceden 05.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılamada, Bor Sulh Ceza Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile verilen ve 17.04.2014 tarihinde kesinleşen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın infazı sırasında işlenip işlenmediğinin araştırılması, 08.05.2014 tarihli eylemin önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenmiş ise tedbirin ihlâli niteliğinde olacağı, bu durumda 08.05.2014 tarihli suçtan açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği, mahkemece, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Bor Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekeceği, 13.04.2019 tarihli eylem nedeniyle ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekeceği, bu nedenle, mahkemece, 08.05.2014 tarihli eylemin, önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenip işlenmediğinin araştırılması ve tüm deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Kabule göre de; Suç tarihi olan 08.05.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, mahkemesince ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurulduğu ibaresine yer verildiği de dikkate alındığında, ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun'la değişik anılan Kanun'un 19/1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırdır. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çamardı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/36 Esas, 2019/106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13542, K. 2024/26040, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13542-e-2024-26040-k-d2e4453e2052