Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13498 E. 2024/25763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13498
Karar No
2024/25763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3425 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/64704 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/64704 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Sanık hakkında evvelce işlemiş olduğu 25/04/2019 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/74 esasına kayden yapılan yargılaması neticesinde, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, işbu karardaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/8-a-son maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu, inceleme konusu Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/461 esas, 2021/731 sayılı kararındaki 02/03/2021 ve 31/03/2021 tarihli eylemlerin ise Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ihlâli mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 31.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2021 tarihli ve 2021/2441 Soruşturma, 2021/1798 Esas, 2021/1484 sayılı iddianamesi ile Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/461 Esasına kayden kamu davası açıldığı, B. Şüphelinin yine 02.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2021 tarihli ve 2021/1539 Soruşturma, 2021/2204 Esas, 2021/1783 sayılı iddianamesi ile Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/534 Esas, 2021/543 Karar sayılı kararı ile dosyanın Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/461 Esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verildiği, C. Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2021 tarihli ve 2021/461 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/74 Esas ve 2020/125 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 25.04.2019 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2020 tarihli ve 2019/3124 Soruşturma, 2020/351 Esas sayılı iddianamesi ile Salihli Ağır Ceza Mahkemenine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.07.2020 tarihinde kesinleştiği, 3. Denetim süresi içerisinde 02.03.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kanun yararına bozma istemine konu Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/461 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli ve 2021/505 Esas, 2022/142 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62/1, ve 52/2. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafii istinaf kanun yoluna başvurduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/1306 Esas, 2022/2158 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanması yerine yeniden ve kazanılmış hakka aykırı olarak mahkûmiyete karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verildiği, 4. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın ve Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/2954 Esas, 2022/5111 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan, "Bu Kanun'un a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/125 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 07.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 02.03.2021 tarihli eyleminin, Salihli Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 02.03.2021 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Salihli Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 31.03.2021 tarihli eylemin ise müstakil bir suç olduğu ve sadece bu tarihli eylemden dolayı mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ve 2021/461 Esas, 2021/731 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13498, K. 2024/25763, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13498-e-2024-25763-k-1fd41b5df921