Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13461 E. 2024/24884 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13461
- Karar No
- 2024/24884
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 09.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4844 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62038 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62038 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, sanığın müsnet suçu 16.03.2009 tarihinde işlediği, 19.01.2010 tarihinde ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 09.09.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 15.06.2017 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2016 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 15.06.2017 tarihi arasında ( 9 ay 6 gün) dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 19.01.2010 tarihinden itibaren hükmün açıklandığı 25.10.2022 tarihine kadar geçen süreden (12 yıl 9 ay 6 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu süre çıkarıldığında 12 yıl sürenin geçmiş olması dolayısıyla, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gibi 16.03.2009 olan suç tarihinden son kararın verildiği 25.10.2022 tarihinde kadar da 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 16.03.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2009 tarihli ve 2009/34370 Soruşturma, 2009/17241 Esas, 2009/5933 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2010 tarihli ve 2009/455 Esas, 2010/19 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 27.01.2010 tarihinde kesinleştiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 26.04.2012 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.05.2012 tarihli ve 2012/583 Esas, 2012/821 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, D. Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/14762 Esas, 2016/1980 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2016/300 Esas, 2016/514 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, bir yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09.09.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2022 tarihli ve 2022/735 Esas, 2022/790 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, hükmün, 09.01.2023 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinin (e) bendi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın atılı suçu 16.03.2009 tarihinde işlediği, ilk savunmanın alındığı 19.01.2010 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 27.01.2010 tarihi ile tensip zaptının düzenlendiği 26.04.2012 tarihleri arasında ve sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 09.09.2016 tarihi ile denetim süresi içinde yeniden suç işlediği 15.06.2017 tarihleri arasını kapsayan. süre ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir neden bulunmadığı ve hükmün açıklandığı 25.10.2022 tarihine kadar geçen sürede, duran süreler de eklendiğinde dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. G. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/735 Esas, 2022/790 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.