Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13425 E. 2024/23843 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13425
Karar No
2024/23843
Karar Tarihi

MAHKEMES:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, 62/1, 50/1-a ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 10.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4118 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59158 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59158 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağanüstü dava zamanaşımının anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddesi gereğince 12 yıl, olduğu, sanığın müsnet suçu 19.09.2009 tarihinde işlediği, sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 16.03.2010 tarihi ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan davetiyenin tebliğ edildiği 29.01.2011 tarihi itibariyle 10 gün içerisinde müracaatta bulunmadığı tarih olan 08.02.2011 tarihleri arasında geçen sürede (329 gün) zamanaşımı süresinin duracağı, bu sürenin de eklenmesi sonucu sanık hakkında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 14.08.2022 tarihinde dolacağı gözetildiğinde, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesince karar tarihi olan 01.12.2022 tarihinde 5271 sayılı kanunun 223/8. maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 19.09.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2009 tarihli ve 2009/94687 Soruşturma, 2009/50531 Esas, 2009/16140 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.02.2010 tarihli ve 2009/1487 Esas, 2010/203 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 16.03.2010 tarihinde kesinleştiği, infazı için 12.10.2010 tarihinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 03.12.2010 tarihli ve 2010/8729 DS sayılı çağrı yazısının 29.01.2011 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen sanığın Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, D. Sanığın yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, 21.06.2011 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 12.10.2011 tarihli ve 2011/932 Esas, 2011/1578 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/6288 Esas, 2016/6318 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, E. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/709 Esas, 2016/1010 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2022/6647 Esas, 2022/7019 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, F. Bozmadan sonra, basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2022 tarihli ve 2022/699 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1.maddesi ile 192/2, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddeleri gereğince 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. G. Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede karar numarasının "2022/832" yerine "2022/382" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 19.09.2009 tarihinde işlediği, sanık hakkında İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 26.02.2010 tarihli ve 2009/1487 Esas, 2010/203 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair karar ile, zamanaşımının, kararın kesinleştiği 16.03.2010 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 21.06.2011 tarihine kadar durduğu, bu tarihte yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan 26.02.2010 sorgu tarihinden itibaren suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/699 Esas, 2022/832 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223 /8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13425, K. 2024/23843, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13425-e-2024-23843-k-1447148ab74b