Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13349 E. 2024/19900 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13349
Karar No
2024/19900
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2019/563 E., 2021/97 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun, suç tarihinin 12.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi ve ilamın infazının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre karar verilmesi talebinin reddine dair Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ek kararına yönelik itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/9260 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58688 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58688 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar itirazın reddi üzerine her ne kadar 15.07.2017 tarihinde kesinleşmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2022/208 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.01.2016 tarihli ve 2015/11477 soruşturma, 2016/13 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda suç tarihinin 12.10.2015, ikinci kez tekerrüre esas alınan Bursa 23.Asliye Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/673 Esas, 2016/727 Karar sayılı kararında ise suç tarihinin 28.07.2016 olduğu ve anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/273 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle Bursa 23.Asliye Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2016/673 Esas, 2016/727 Karar sayılı kararının ikinci kez tekerrüre esas alınamayacağı cihetle, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2016 tarihli ve 2015/11477 Soruşturma, 2016/13 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, şüphelinin 29.08.2016 tarihli dilekçesi ile, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin karara itiraz ettiği, itirazı inceleyen Mercii Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 15.07.2017 tarihli ve 2017/1298 Değişik iş sayılı kararı ile, kararın usûl ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.09.2017 tarihli ve 2016/3281 DS sayılı yazısı ile infazın 23.08.2017 tarihinde tamamlandığının bildirildiği, C. Şüphelinin 09.06.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2019 tarihli ve 2019/9583 Soruşturma, 2019/3248 Esas, 2019/2983 sayılı iddianamesi ile Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Şüphelinin 10.06.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2020 tarihli ve 2020/7925 Soruşturma, 2020/2661 Esas, 2020/2345 sayılı iddianamesi ile Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/415 Esas, 2020/375 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın, mahkemenin 2019/563 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Yapılan yargılama sonucunda, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.02.2021 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, F. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunca, suç tarihinin 12.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi ve ilamın infazının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/97 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, Bafra İnfaz Cumhuriyet savcısı tarafından ek karara itiraz edildiği, G. İtirazı inceleyen mercii Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.02.2022 tarihli ve 2022/208 Değişik iş sayılı kararı ile ek kararın usûl ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. H. Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, ancak; sanığın 29.08.2016 tarihli dilekçesi ile "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin karara itiraz ettiği, itirazı inceleyen mercii Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 15.07.2017 tarihli ve 2017/1298 Değişik iş sayılı kararı ile, kararın usûl ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında, belirlenen hukuka aykırılık nedeniyle sanığın herhangi bir hak kaybına uğramasının sözkonusu olmadığı, hukuka aykırılığın herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik kanun yararına bozma istem gerekçesi yerinde değildir. Ancak; İnceleme konusu dosyada suç tarihinin 12.10.2015 olduğu, birden fazla tekerrüre esas ilâmın bulunması halinde bunlardan en ağır cezayı içeren ilâmın esas alınması gerektiği ve mahkemece tekerrüre esas alınan Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/673 Esas ve 2016/727 Karar sayılı "hükümlünün kaçması" suçundan 22.11.2016 tarihinde verilen 5 ay hapis cezasının 15.03.2017 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sözkonusu ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2015 tarihinde kesinleşen 07.05.2015 tarihli ve 2014/597 Esas, 2015/315 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. I. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. J. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2022/208 Değişik iş sayılı kararının incelenmesinde: Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/563 Esas ve 2021/97 Karar sayılı kararında, tekerrüre esas alınan Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/673 Esas ve 2016/727 Karar sayılı ilâmının yukarıda (H) bendinde açıklanan nedenlerle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden "itirazın kabulü" yerine "itirazın reddine" karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/563 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; Hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan "Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/673 Esas sayılı ilamı uyarınca" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/597 Esas, 2015/315 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2022/208 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13349, K. 2024/19900, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13349-e-2024-19900-k-58183d5e1133