Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/10978 E. 2023/8574 K. – Kullanmak İçin
Konu: Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10978
- Karar No
- 2023/8574
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin, 16.04.2014 tarihli ve 2013/875 Esas, 2014/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 15.05.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. 3. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/381 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. 4. Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/381 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2022 tarihli ve 2019/8502 Esas, 2022/5569 Karar sayılı kararı ile; "1)İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 2014/10745 DS sayılı dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. 6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, kazanılmış hakkın korunmadığına, hukuka uygun somut delil bulunmadığına, sanığın haklı mazereti nedeniyle denetime uyamadığına, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) Olay günü saat 01:45 sıralarında görevlilerce Esenler Atışalanı Caddesi üzerinde durumundan şüphelenerek durdurulan sanığın yapılan kaba üst aramasında pantolonunun cebinden uyuşturucu olduğu düşünülen maddenin ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 25.08.2013 gün ve KİM-2013/36931 sayılı uzmanlık raporuna göre, net ağırlığı 0.6 gram gelen açık yeşil renkli bitki parçalarının, esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçaları olduğunun tespit edildiği olaya ilişkin; sanığın kolluk ifadesinde uyuşturucu maddeyi daha önceden aldığını ve cebinde kalmış olduğunu söylediği, olay tutanağına göre uyuşturucu maddenin sanığın üst araması esnasında cebinden çıktığından bahsedildiği, yaptırılan kriminal inceleme neticesinde ele geçirilen maddenin uyuşturucu maddelerden olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, kovuşturma evresindeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik savunma olduğu ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 21.10.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 26.04.2022 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 21.10.2015 tarihli hükümle tayin edilen 10 ay hapis cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 21.02.2023 tarihli hükümle 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/182 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.