Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/10069 E. 2023/7554 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/10069
Karar No
2023/7554
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/491 E., 2023/752 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/14 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/2019 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin hükümden çıkarılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili hükmün 6 ncı paragrafının hükümden çıkartılarak yerine, “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine, hükmün 11 inci paragrafında "uyuşturucu maddelerin" cümlesinden sonra gelmek üzere, "...ve İstanbul kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde bulunan şahit numunenin..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31.10.2022 tarihli ve 2021/696 Esas, 2022/10886 Karar sayılı kararı ile; "CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine,' 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği düzenlenmiş olup; bölge adliye mahkemesince, 'Sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiği' hususunda karar verilebilmesi için, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra takdir hakkı kullanılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ç. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2023/491 Esas, 2023/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, kolluk görevlileri tarafından denetim görevi ifa edildiği sırada 34 ZT 6772 plakalı araçta bulunan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Bilal'in üzerinde kokain ele geçirildiği, Bilal'in kolluktaki savunmasında uyuşturucu maddeyi 0553 913 37 20 nolu gsm hattını kullanan şahıstan aldığını, uyuşturucu maddeyi Mekan Kıraathanesi içinden getirerek kendisine verdiğini söylemesi ve uyuşturucu maddeyi satın aldığı yeri görevlilere göstermesi üzerine sanığa ait olan iş yerinde yapılan aramada, iş yerinin arka kısmında bulunan elektrik sayacı içerisine saklanmış vaziyette dijital hassas terazi, çok sayıda kilitli poşetçik, esrar, kokain ve MDMA içeren hapların ele geçirildiği, Bilal'in ifadesinde geçen hattın takılı olduğu cep telefonunun da sanığın üzerinde bulunduğu, dosya kapsamına göre ele geçen madde miktarı ve niteliğine göre sanığın bu maddeleri ticaret maksadıyla bulundurduğu kabul edilerek uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine, uyuşturucuların bulunduğu yerin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2023/491 Esas, 2023/752 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin/taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/10069, K. 2023/7554, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-10069-e-2023-7554-k-2b5b6744e7e2