Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/6402 E. 2024/25293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6402
- Karar No
- 2024/25293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : a. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... yönünden ) b. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve yönünden ayrı ayrı ) c. Hükmün eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... yönünden )
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin incelenmesi üzerine, hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklardan ...'ın temyiz isteminden feragat ettiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanıklardan ... hakkında kurulan hüküm yönünden dosyanın mahalline iadesinin, Sedat Demir hakkında kurulan hükmün bozulmasının, ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin ise esastan reddiyle hükümlerin onanmasının gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. 5231 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 4. Sanık hakkında 5231 sayılı TCK’nın 62. maddesinin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri ise özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir.
A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip 02.02.2022 tarihinde sanık müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, ceza infaz kurumu aracılığıyla alınan 08.02.2022 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği, 24.02.2022 tarihinde temyiz talebinden açıkça vazgeçtiğinin
ceza infaz kurumu tarafından tutanağa bağlandığı, sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 05.04.2022 tarihinde ve sonrasında dosyada yer alan dilekçeleri ile temyiz başvurusunda bulunduğu, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olamayacağı ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Sanık ... yönünden suç tarihleri 24.08.2020, 25.08.2020 tarihleri iken, sanık ... yönünden ise suç tarihleri 16.08.2020, 23.08.2020 tarihleri iken, gerekçeli kararda suç tarihinin 21.07.2020 tarihi olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delil değerlendirmesine, sanıklar hakkında 5231 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına, sanık ... hakkında 5231 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... ile müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde yapılan eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2022 tarihli ve 2020/14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; İlk Derece Mahkemelerince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına girilmeden, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilebileceği, kısa kararda sanığın adının "Sedat Demir" olarak yazılmasının hükümde karışıklığa yol açtığı değerlendirilerek hükmün bu yönüyle de düzeltildiği anlaşılmakla tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Suç tarihleri 24.07.2020, 24.07.2020 tarihleri iken gerekçeli kararda suç tarihinin 21.07.2020 tarihi olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ile sübutuna, delil değerlendirmesine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde yapılan eleştiri dışında
hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 08.02.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanıklar ... ve ... ve sanıklar müdafileri taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.