Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/5834 E. 2024/291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5834
Karar No
2024/291
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/983 E., 2021/120 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2019/268 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/983 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz istemlerinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararın usule, yasaya, temel insan hakları ve sanık hakları ile masumiyet ilkesine açıkça aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usule, yasaya, temel insan hakları ve sanık hakları ile masumiyet ilkesine açıkça aykırı olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 4. Sanık ile aynı olayda yer alan ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in 31.05.2019 günü temyiz dışı sanık ... Ş. ile birlikte gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, olay yerinin okula 200 metreden az mesafede bulunması nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, suç tarihinde sanığın 15-18 yaş grubunda olması sebebiyle cezasında 1/3 oranında indirim yapılmasına ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık ...'in mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık ...'ın 31.01.2019 günü gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, olay yerinin camiye 200 metreden az mesafede bulunması nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, suç tarihinde sanığın 15-18 yaş grubunda olması sebebiyle cezasında 1/3 oranında indirim yapılmasına ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir kararın dosya kapsamında bulunmadığı ve mahkemece sanığın eyleminin sübutunun gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandırıldığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesine göre sanığa atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir. Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir kararının dosya arasında bulunmadığı anlaşıldığından; sanık hakkında teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya arasına alınması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgiler delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma, temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacıların, bu tanıklara ulaşılamaması halinde fiziki takip kimlik tespit tutanağını düzenleyen gizli soruşturmacıların, 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrası da gözetilerek tanık olarak dinlenilip, hükme esas alınan olaya ilişkin olarak ayrı ayrı detaylı bir biçimde beyanlarının alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/983 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/983 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/5834, K. 2024/291, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-5834-e-2024-291-k-72f0289a0623