Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/4560 E. 2024/464 K. – Kenevir Ekme
Konu: Kenevir Ekme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4560
- Karar No
- 2024/464
- Karar Tarihi
- Konu
- Kenevir Ekme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2904 E., 2019/180 K. SUÇ : Kenevir ekme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2017/264 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/2904 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna, 4. Hakkındaki mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıkların beyanları dışında somut delil olmadığına, 5. Gerekçe olmadan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edildiğine, 6. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tutanağında adresi belirtilen yerde çok sayıda esrar ekilmiş olduğuna ilişkin istihbari bilgiler alınması üzerine Cumhuriyet savcısının verdiği arama emrine istinaden ikamette arama yapıldığı, ikamet içerisinde ev eşyası olarak kullanılan hiçbir eşya olmadığı, ancak 230 adet hint keneviri bitkisi ile çeşitli malzeme, araç ve aparatların bulunduğu, ikamette yapılan inceleme neticesinde 6 adet vücut izinin hakkındaki mahkûmiyet kararı daha önce kesinleşen ... ve ...'a ait olduğu olayda; sanık ...'un kenevir bitkilerinin ele geçirildiği evi kiralamak için diğer sanık ... ile birlikte tanık ...'ın yanına gittikleri, tüm pazarlığı sanık ...'un yaptığı, kendisinin ...'un kardeşi olduğunu ve kardeşinin evleneceğini bu sebeple evi kardeşi için kiralamak istediklerini söylediği, sanığın ... ile birlikte kiraladıkları ve ... ile ...'ın birlikte gelip gittikleri bu evde çok sayıda esrar maddesi dikili olduğuna ilişkin yapılan ihbar, ihbar üzerine ele geçirilen bir kısmı hasat edilmiş esrar bitkileri ve bu bitkileri yetiştirmek için kullanılan malzemeler tanık beyanları ve kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarla birlikte değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun derecesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmiş; çıkarılan yakalama emri üzerine sanığa ulaşılmış olması itibariyle soruşturmayı uzun süre sürüncemede bırakmış olması ve buna göre soruşturmaya yönelik olumsuz tutum ve davranışları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanmamıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, ele geçirilen kenevir bitkisinin sayısı ve elde edilecek esrar miktarı gözetildiğinde temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/2904 Esas, 2019/180 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.