Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/3494 E. 2023/11782 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3494
- Karar No
- 2023/11782
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2017/139 Esas, 2018/330 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/3019 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Devriye görevinin ifası sırasında, sanığın sürücü koltuğunda oturduğu park halindeki aracın yanına gidildiği, sağ ön koltuk üzerinde bulunan çanta içinden 39 paket esrar, 6 paket sentetik kannabinoid ve 9 adet hap ele geçirildiği anlaşılan olayda; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; aracın tescil maliki olmayan bir kimsenin sadece mahalleden tanıdığı bir başkasına gece vakti araba kullanmayı öğretmekte olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın kendisine araba kullanmayı öğrettiğini belirttiği Muhammet'in polislerin gelmesinden hemen önce arabadan inme nedenini açıklayamadığı, suça konu uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve satışa hazır vaziyette bulunmaları, arabada fazlaca bozuk paranın ele geçtiği hususları bir arada değerlendirilerek sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kolluk görevlilerinin devriye görevini ifası sırasında, park halinde bulunan 34 RR 2539 plakalı aracın yanına kontrol amaçlı gidilmesi üzerine, sanığın aracın sürücü koltuğunda yakalandığı ve aracın sağ ön koltuğunda bulunan çanta içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" veya 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesi, Usulüne uygun olarak alınmış arama kararı veya yazılı arama emri bulunduğu durumda; B. 34 RR 2539 plakalı aracın içinde bulunan çift sim kartlı Samsung marka telefonun olay tarihinde kim adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi, belirtilen telefonun GSM hattına ve sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği 0536 251 82 94 numaralı GSM hattına ait olay tarihi ile olay tarihinden geriye doğru 15 günlük dönemi kapsar şekilde HTS kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, C. Dosyada bulunan imaj inceleme raporunda tespit edilen 555 759 49 13, 537 501 06 56, 531 262 08 24 numaralı GSM hatları ile görüşme yapıldığının HTS kayıtlarından tespiti halinde kiminle ve hangi amaçla yazıştıklarının ya da görüştüklerinin belirlenmesi için söz konusu GSM hat sahiplerinin sanığın da hazır olduğu celsede tanık sıfatıyla dinlenmeleri, D. Sanığın ve tanık Mustafa'nın beyanlarında adı geçen Muhammet isimli kişinin varlığının tespit edilmeye çalışılması sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, (A), (B), (C) ve (D) bentlerinde belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/3019 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.