Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/171 E. 2026/3556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/171
Karar No
2026/3556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1508 E., 2018/1609 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, 3. Sanığın uyuşturucu maddelerin bir kısmının ele geçtiği aracın sahibi olduğunu beyan ettiği ...'ın araştırılmaması ve parmak izi incelemesi yapılmaması sebepleriyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık yakalandığında olay tutanağına göre kimliksiz olduğunun ve dosya kapsamındaki sanığa ait "Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancı Şahıs Kişisel Bilgi Formu" belgesinin denetime olanak vermeyecek şekilde onaysız fotokopi olduğunun anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunun belirtildiği; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici korumanın "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alındığı, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği;

6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10. ... no: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un Tarihi: 04.04. ... no: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin Tarihi: 22.10. ... no: ...) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliklerine ilişkin belge sunamamaları halinde, aksi ispat edilinceye kadar beyanlarının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemelerinin getirildiği, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceğinin belirtildiği, 6458 sayılı Kanun'un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 17... tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak; Somut olayda, Suriye uyruklu sanığa ait onaysız belgeye göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanları üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21... . maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenemiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21... . maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesinin istenilerek, belirlenen kimliği esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Tüm dosya kapsamına göre, bölgeye yönelik elde edilen bilgilere istinaden yürütülen çalışmalarda; suç yerinde görülen, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'ın sanık ...'e para verdiğinin görüldüğü ve müdahale edildiği,

sanığın üzerinde 45,00 TL parayla araç anahtarı ve tanık ...'ın sanıktan önceki gün kokain aldığını, bu maddeleri barakadan getirdiğini şifahen beyan ettiği barakanın önünde ağaç dibinden net 0,2 gram kokain ile baraka içinde 16 gram sentetik kannabinoid ve esrar içeren maddelerin ele geçirildiği, ayrıca sanığın üzerine ele geçirilen anahtarın ait olduğu aracı göstermesi ile araçta yapılan kontrollerde kapı kolunda iki adet kilitli şeffaf poşette net 0,7 gram esrar ele geçirilen olayda; Araçta adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmaksızın yapılan arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hem "suçun maddi konusu" hem de "suçun delili" olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağı, ayrıca niteliğine yönelik bir araştırma yapılması gerekirken yapılmamış olan barakanın içinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka uygun olarak ele geçirildiği dosya kapsamında anlaşılmadığından hükme esas alınamayacağı gözetilmemiş ise de; tanığın soruşturma aşamasındaki beyanı, sanıkta tanığın beyanıyla uyumlu miktarda para ele geçmesi, sanığın soruşturma aşamasındaki müdafili savunmalarında tanıktan para aldığına dair tevil yollu ikrarı ile tanığın belirttiği barakanın dibinde ağaç altında hukuka uygun olarak kokain ele geçirilmesi birlikte değerlendirildiğinde eyleminin sabit olduğu, ancak sanığın tanığın soyut beyanı bulunduğu aşamada tevil yollu ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Hükümden sonra TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/171, K. 2026/3556, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-171-e-2026-3556-k-469338c48c44