Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10193 E. 2026/3538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10193
- Karar No
- 2026/3538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2615 E., 2025/1755 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken daha yüksek oranda indirim yapılması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık indirim oranına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. İstihbarat tutanağı içeriği ile diğer sanık ...'ın uyuşturucu maddelerin ...'a ait olduğuna dair soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, ...'a doğru seyir halinde iken ...'ın kendisini whatsapptan arayarak yolun temiz olup olmadığını sorduğunu ve kendisinin de bir şey olmadığını, temiz şekilde gittiğini ...'a söylediğini beyan etmek suretiyle kendisine ait olmayan 16... plakalı araçtaki esrarın sevkiyatı ile olan ilgisini ortaya koyarak kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın adli sicil kaydındaki ikinci kez tekerrüre esas alınan Hazro Asliye CezaMahkemesinin 05.09.2019 tarihli ve 2018/84 Esas, 2019/58 Karar sayılı ilâmında yer alan resmi belgede sahtecilik suçunun tarihinin 28.05.2016 olduğu; birinci kez tekerrüre esas alınan Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan vermiş olduğu 13.04.2017 tarihli, 2017/633 Esas ve 2017/313 Karar sayılı ilâmdaki 7 ay 15 günlük hapis cezasının kesinleşme tarihinin ise ikinci suçtan sonra (05.07.2017) olduğu görülmekle; ikinci kez mükerrirliğe ilişkin koşulların oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.