Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/14294 E. 2022/11988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14294
- Karar No
- 2022/11988
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : 1- Mahkûmiyet; İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/12/2021 tarihli, 2021/342 esas ve 2021/407 sayılı kararı 2- İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/12/2021 tarihli, 2021/3233 esas ve 2021/2594 sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır. A- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde: Sanık hakkında uyuşturu madde ticareti yapma suçundan hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, B- Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde: CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanıklar müdafileri ile sanık ...’in dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklara verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin CMK'nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün; 1- Hüküm fıkrasının, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “.... tamamının tahsil edilmesine;” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, C- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde: 5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık ...'ın 09/06/2022 tarihli temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, GATA Hastanesince düzenlenen 25.07.2014 tarihli ve 12353 numaralı rapor suretinde, sanığa “uyum bozuklukları (sık tekrarlayan) ” tanısı konulması karşısında; Sanığın 08/10/2017 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sırada suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak veya ortadan kaldıracak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda, sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren hasta tedavi müşahade kağıdı, epikriz gibi tüm belgelerin celp edilip dosyanın onaylı sureti ve bu belgelerle birlikte sanığın, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna veya uzman bir sağlık kuruluşuna sevki sureti ile rapor aldırılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, 3- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmadığından sanık hakkında ki salıverilme talebinin reddine, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.