Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/14188 E. 2023/10313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14188
- Karar No
- 2023/10313
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 10.06.2019 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.08.2022 tarihli ve 2021/3308 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112048 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112048 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, A- 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önce 10.03.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/702 Esas, 2015/444 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 saylı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21.04.2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/482 Esas, 2019/878 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/5547 Esas, 2020/2697 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihinde kesinleşen 13.04.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın inceleme konusu 12.06.2018 tarihli eylemlerini, İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylemler nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında "düşme kararı" verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesinde, B- Kabule göre de; Sanığın 19.08.2018 tarihli ve 21.10.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli ve 2019/16172 Soruşturma, 2019/11638 Esas, 2019/9542 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararı ile davaların birleştirilmesine karar verildiği halde, mahkemece sanığın birleşen davaya konu eylemleri hakkında bir karar verilmemesinde, 2- İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede, Sanığın 17.05.2019 tarihli istinaf dilekçesi ile İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararına karşı kanuni süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğu halde kararın 10.06.2019 tarihinde usulsüz şekilde kesinleştirildiği, mahkemece, sanığın daha sonra ceza ve infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 03.12.2019 tarihli istinaf dilekçesi esas alınarak süresinden sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu gerekçesiyle 06.12.2019 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, sanık tarafından kanuni süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulan kararın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 12.06.2018 tarihinde saat 03.10 sıralarında işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2018 tarihli ve 2018/199876 Soruşturma, 2018/52630 Esas, 2018/43531 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, B. Şüphelinin 12.06.2018 tarihinde saat 19.10 sıralarında işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2019 tarihli ve 2018/244773 Soruşturma, 2019/2043 Esas, 2019/1658 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2019 tarihli ve 2019/24 Esas, 2019/2 Karar sayılı kararı ile, davanın 2018/805 esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Yine şüphelinin 19.08.2018 ve 21.10.2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli ve 2019/16172 Soruşturma, 2019/11638 Esas, 2019/9542 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararı ile, davanın 2018/805 esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, D. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık 17.05.2019 tarihinde istinaf dilekçesi verdiği halde hükmün 10.06.2019 tarihinde kesinleştirildiği, E. Sanığın 03.12.2019 tarihinde bulunduğu ceza ve infaz kurumundan yeniden istinaf dilekçesi göndermesi üzerine, İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.12.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı ek kararı ile, 7 günlük istinaf süresi dolduktan sonra sanığın 03.12.2019 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle "istinaf talebinin reddine" karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararının ve 06.12.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı ek kararının incelenmesinde: Sanığın 17.05.2019 tarihli istinaf dilekçesi ile İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararına karşı kanuni süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğu halde kararın 10.06.2019 tarihinde usulsüz şekilde kesinleştirildiği mahkemece, sanığın daha sonra ceza ve infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 03.12.2019 tarihli istinaf dilekçesi esas alınarak süresinden sonra istinaf başvurusunda bulunulduğu gerekçesiyle 06.12.2019 tarihli ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, sanık tarafından kanuni süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulan kararın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi yerine, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı kararının süresi içerisinde istinaf edilmesi nedeniyle istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından; 16.05.2019 tarihli asıl karar incelenmeksizin sadece İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı ek kararı yönünden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/120 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.