Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11539 E. 2023/7537 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11539
- Karar No
- 2023/7537
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/864 E., 2021/1167 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çankırı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/864 Esas, 2021/1167 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2022/10197 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96814 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96814 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, iddianame anlatımına konu edilmeyen kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suç tarihi olan 15.03.2013 tarihinde, Çankırı Cezaevinde yağma suçundan hükümlü olarak bulunan sanığın Cezaevi İnfaz Koruma Başmemuru ...'u tehdit etmesi nedeniyle, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2013 tarihli ve 2013/1937 Soruşturma, 2013/574 Esas, 2013/316 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Çankırı Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Çankırı Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2014 tarihli ve 2013/391 Esas, 2014/246 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı temyiz ettiği, C. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.04.2017 tarihli ve 2015/17197 Esas, 2017/10910 Karar sayılı kararı ile, 6763 sayılı Kanun'la uzlaşma hükümlerinde yapılan değişiklik nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, D. Bozmadan sonra; dosyanın Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/131 esasına kaydedildiği, bozmaya karşı sanık, katılan ve sanık müdafiinin beyanları alınarak bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, uzlaşma sağlanamaması üzerine, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/131 Esas, 2018/177 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin kararı temyiz ettikleri, E. Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 08.09.2021 tarihli ve 2019/474 Esas, 2021/21132 Karar sayılı kararı ile, 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, F. Bozmadan sonra, basit yargılama usulü uygulanarak Çankırı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/864 Esas, 2021/1167 Karar sayılı kararı ile, dosya ile ilgisi bulunmayan ... isimli sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 01.02.2022 tarihinde itiraz edilmesizin kesinleştirildiği, G. Gerekçeli karar başlığında sanık ...'ın adı belirtilmesine ve suçun "tehdit" olarak yazılmasına rağmen, kararın gerekçe kısmında ... isimli bir başka şahıs hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasına yer verilerek ... hakkında hüküm kurulduğu, ancak gerekçeli karar başlığında sanık ...'ın adının yer alması nedeniyle gerekçeli kararın sanık ...'e tebliğ edilerek kesinleştirilmesinden sonra infaza verildiği, infaz Cumhuriyet savcısının hükümdeki çelişkiler nedeniyle infazın durdurulmasını ve kanun yararına bozma yoluna gidilmesini talep ettiği, 18.02.2022 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. H. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde yer alan; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince hangi fail ve eylemi hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve eylemi hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Mahkeme dava edilmeyen bir eylem hakkında kendiliğinden yargılama yapamaz ve hüküm veremez. Bunun doğal sonucu, iddianamede gösterilen eylem hakkında hüküm kurulmasıdır. Hükmün konusunu, iddianamede sınırları belirtilerek dava nedeni yapılan maddi olay oluşturur. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Somut olayda, 09.04.2013 tarihli iddianamede 15.03.2013 tarihli tehdit suçu nedeniyle sanığın cezalandırılması talep edilmiş, ancak kanun yararına bozma incelemesine konu karar ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulmuştur. Mahkemece, iddianame anlatımına konu edilmeyen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/864 Esas, 2021/1167 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.