Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11407 E. 2024/19046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11407
- Karar No
- 2024/19046
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/823 E., 2022/740 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/266 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis ve 200.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Gemlik Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2021/590 D.İş sayılı kararı ile el koyma işleminin onaylandığı belirtilen ...... plaka sayılı aracın müsaderesi hususunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı, araştırılması gereken başkaca bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, C. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, A. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, B. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına "taksitlerden birinin zamanında ödenmemeleri halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.05.2024 tarihinde karar verildi.