Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/11320 E. 2022/14016 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11320
Karar No
2022/14016
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, B- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: 1- 12.04.2013 ve 06.09.2013 tarihli eylemleri nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Sanığın 06/09/2013 tarihinde kargo vasıtası ile temyiz dışı ... tarafından alıcı ...’ya gönderilen uyuşturucuyu ...’a temin etmek olan eyleminde uyuşturucu maddenin bulunduğu paketin, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı CMK’nın 116 vd. maddeleri uyarınca verdiği yazılı arama emrine istinaden kargo şubesinde kolluk görevlileri tarafından açılarak arandığı ve CMK’nın 127. maddesi uyarınca ele geçirilen uyuşturucuya el konulduğu, CMK’nın 129. maddesinin suç tarihinde yürürlükte olan haline göre kargoyla yollanan gönderilerde el koyma işlemi yapabilmek için hakim ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından bir karar verilmesi ve el konulan gönderilerin mühür altına alınıp kararı veren hakim veya Cumhuriyet savcısına teslim edilmesi gerekirken, paketin kolluk görevlileri tarafından açılması ile suç konusu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirildiğinin ve bu şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddenin ''suçun maddi konusu'' ve ''suçun delili'' olarak hükme esas alınamayacağının anlaşılması ve sanık hakkında hükme esas alınan 12.04.2013 tarihli eylemde sanık ... tarafından kendisine kargo yoluyla gönderilen ve kollukça yapılan fiziki takip sonucu kendisinde ele geçirilen kullanım sınırlarındaki uyuşturucuyu sanığın satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı bu itibarla eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, C- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde: 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" kuralı gereğince eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtayın ilgili dairesi olması karşısında, sanık müdafiinin 10.02.2016 tarihli dilekçesine yönelik Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 15.02.2016 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 03.09.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/11320, K. 2022/14016, T. 27.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-11320-e-2022-14016-k-369eb0d83335