Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4598 E. 2024/504 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4598
- Karar No
- 2024/504
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2016/87 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Sanık ... yönünden bozma, sanık ... yönünden düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanıklar hakkında, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 2. Sanık ...'nin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi delaletiyle 191 inci maddenin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Sanık ...'in tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi delaletiyle 191 inci maddenin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 4. Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/225 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2015/102 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya 2015/102 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. 5. Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına, sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. 6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün sanık ... yönünden bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın tedbirden haberdar olmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın haklı mazeretinden dolayı denetimi aksattığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 4 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, sanık ... yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMELERİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.