Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/18466 E. 2026/6446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18466
- Karar No
- 2026/6446
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2648 E., 2018/621 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince değişen suç vasfı nedeniyle eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında olduğu değerlendirilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın aleyhine istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen "kamu davasının düşürülmesine" ilişkin hükmün kaldırılıp "uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet" hükmü kurulduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 282/1-f maddesinde belirtilen "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın yokluğunda yapılan duruşma sonucu sanık hakkındaki "kamu davasının düşürülmesi" hükmünün kaldırılarak "uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet" hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.