Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17482 E. 2026/6563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17482
- Karar No
- 2026/6563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1440 E., 2017/2244 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 295. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve sanık müdafiine yapılan tebligatta gerekli ihtaratın bulunmaması nedeniyle sanık müdafilerinin temyiz sebeplerini içeren 20.12.2017 tarihli dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir Usulüne uygun tebligata rağmen, müdafii duruşmaya gelmeyen sanık hakkında duruşmasız olarak inceleme yapılmasına karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Tanık Enes'in kolluk ifadesi sırasında kolluk tarafından yanıltıldığına, tanık beyanı bu nedenle hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı belirtilmiş ise de; sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunmaması ve hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması karşısında bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine, teşebbüs hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.