Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/17727 E. 2026/6711 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17727
Karar No
2026/6711
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1058 E., 2017/2029 K. SUÇLAR : 1. İzinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme, satma 2. Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜMLER: 1. İlk Derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyet (uyuşturucu madde ithal etme suçu yönünden) 2. İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet (değişen suç vasfına göre 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin reddi (6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden) 2. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (uyuşturucu madde ithal etme suçu yönünden)

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın, izinsiz olarak ateşli silah ve mermileri ülkeye sokma, imal etme, nakletme, satma suçundan mahkûmiyetine, uyuşturucu madde ithal etme suçundan beraatine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme ve değişen suç vasfına göre 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. İdrar örneğinin alınmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafıinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde İthal Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafıinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Uyuşturucu Madde İthal Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ (Uyuşturucu Madde İthal Etme Suçu Yönünden) 30.01.2016 tarihli Arama, Olay Tespit, Bilgi Verme, Talimat Alma, Gözaltına Alma ve Koruma Altına Alma Tutanağına göre, Bulgaristan'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule gümrük sahasına gelen sanığın üzerinde ve beraberinde getirdiği çantasında yapılan kontrollerde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmiştir. Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, Kapıkule Gümrük Giriş Kapısında yapılan işlemler sırasında, Bulgaristan'dan getirdiği çantada ve üzerinde yapılan arama neticesinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

Doktrinde ithal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş - Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).

Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Somut olayda, sanığın Türkiye’ye giriş yaparken X-ray taramasını müteakiben üstünde ve çantasında yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.

Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan aynı kanunun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 11.05.2026

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/17727, K. 2026/6711, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-17727-e-2026-6711-k-a03d6aebfdf8