Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/13963 E. 2022/11984 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13963
- Karar No
- 2022/11984
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : 1- Mahkûmiyet; Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/10/2020 tarihli 2019/330 esas ve 2020/254 sayılı kararı 2- Sanık ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi ve sanık ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15/01/2021 tarihli 2020/2515 esas ve 2021/59 sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır. A- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelenmesinde: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında karar tarihinin, "15/01/2021" yerine "15/01/2020" olarak yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede, Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışındaki yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- TCK’nın 58. ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri uyarınca tekerrür oluşturan mahkûmiyetlerden daha ağır cezayı içeren Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/63 esas ve 2006/1 karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıl hapis cezası yerine, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olan, 6545 sayılı Kanun'la getirilen TCK'nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığı da araştırılmayan Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/40 esas ve 2011/73 karar sayılı ilamıyla verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istekleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün; 1- Hüküm fıkrasından tekerrürle ilgili bölümün çıkarılması ve yerine “ Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/63 esas ve 2006/1 karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıl hapis cezası nedeniyle, hükmolunan cezanın TCK’nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan hapis cezası miktarının 10 ay olarak dikkate alınmasına" ibaresinin yazılması, 2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEKLERİNİN ESASTAN REDDİNE, B- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelenmesinde: CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki sebeplerin hükmü hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemelerince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında “19/03/2019 tarihli eylemin sabit olmadığı ve 31/05/2019 tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sabit kabul edilen eylemler ile aynı bütünün parçaları ve birbirlerinin devamı olduklarının kabulünün gerektiği belirtilerek, 12 yıl hapis ve 1200 gün olarak temel hapis ve adli para cezasının fazla belirlendiği gerekçesiyle, 11 yıl hapis ve 1100 gün olarak belirlenmesi ve TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında yapılan ceza artırımına ilişkin kısmı çıkartarak, 1/4 oranında artırım yapmak suretiyle, sonuç cezayı “11 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 22900 TL adli para cezası olarak tespit edilmesi” yönünde karar verilebilmesi için, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15/01/2021 tarihli, 2020/2515 esas ve 2021/59 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, tutukluluk koşullarında değişiklik bulunmamasına ve tutuklu kaldığı süreye göre sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.