Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/12639 E. 2026/3307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12639
Karar No
2026/3307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/362 E., 2016/295 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; ikametinde yapılan aramada kullanım sınırları içerisinde uyuşturucu madde ele geçen sanığın savunmalarının aksine, mahkemece tanık olarak dinlenen ....'nün sonradan döndüğü soyut beyanı dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde belirtilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin İlk Derece Mahkemesince verilen 23.11.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-a bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/12639, K. 2026/3307, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-12639-e-2026-3307-k-c902d8b5fca2