Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/12055 E. 2026/3922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12055
Karar No
2026/3922
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/8 E., 2016/218 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet 2. Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.

Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, zira 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin karar bulunmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca verilen suç tarihlerini kapsar şekilde karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak; sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca suç tarihlerini kapsar bir karar alınmadığı; bu yöntemle elde edilen bilgiler delil olarak değerlendirilemeyeceğinden, suçun sübutunun tespiti için sanıktan uyuşturucu madde alma, temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacın adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, adli kolluk görevlisi iseler 5271 sayılı CMK'nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/12055, K. 2026/3922, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-12055-e-2026-3922-k-e0fbb1e30435