Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/4023 E. 2025/5365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4023
- Karar No
- 2025/5365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5206 E., 2020/111 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında) 2. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ...hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile;1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanıklar ... ve ...hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 2. Etkin pişmanlık indiriminin alt sınırdan belirlenmemesi gerektiğine, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, 5. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, İlişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Etkin pişmanlık indiriminin alt sınırdan belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık ... yönünden temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanıklar ... ve ... yönünden etkin pişmanlık indiriminin alt sınırdan belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanıklar hakkında verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, sanıklara verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ve 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmek suretiyle infazda tereddüt yaratılmasının, hukuka aykırı olduğu, 2. Hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 5271 sayılı CMK'nın 303/1-(a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin kaldırılması suretiyle düzelterek mahkûmiyet kararı verebilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 280/1- (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 5271 sayılı CMK'nın 303/1-(a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin kaldırılması suretiyle düzelterek mahkûmiyet kararı verebilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 280/1- (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1- (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 1. Sanıklar hakkında verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bölümlerde "nazara alınarak" ibarelerinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerde yer alan "çevrilerek 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz edileceği" ibarelerinin çıkartılması ve yerlerine "çevrileceği" ibarelerinin eklenmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve Kamil Erdi hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (B ve C) bendlerinde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-(b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.