Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/20952 E. 2025/7549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/20952
- Karar No
- 2025/7549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/44 E., 2015/101 K. SUÇLAR : a. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanıklar ... ve ...yönünden) b. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanıklar ... yönünden) HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (sanıklar ...ve yönünden) 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanıklar ...yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : a. Onama (uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar yönünden) b. İncelenmesine yer olmadığı (kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanıklar Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik kanun yolu talebinin incelemesinde; Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre temyizlerinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olmaları nedeniyle, sanıklar..................... müdafileri ile sanık ...'in bu konudaki temyiz istemleri itiraz olarak kabul edilerek, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B. Sanıklar ................ hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar .................... müdafileri ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 26.06.2021 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, DÜŞMESİNE, D. Sanıklar .............. ve ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; a. Sanık ... yönünden; her ne kadar sanık ...'in tanık ...'a uyuşturucu madde sattığı kabul edilmiş ise de;...'ta uyuşturucu madde ele geçirilmesine ilişkin yakalama yapılmadığı gibi...'ın kanında tespit edilen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından...'a temin edildiğinin sabit olmadığı, sanık ...'in evinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında bulunduğu, kabule esas alınan telefon görüşmelerinin somut olay ve olgularla örtüşmediği, maddi bulgularla desteklenmediği anlaşılmakla; suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyeti yerine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, b. Sanık ... yönünden; kendilerinde yakalama sonucu uyuşturucu madde ele geçirilmeyen tanıklar... ve ...nin soyut beyanları ile somut olay ve olgularla örtüşmeyen, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin kuşku sınırı aşan delil bulunmadığı, evinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında bulunduğu gözetilmeden; suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyeti yerine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı görülmüş; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, değişen suç vasfına göre, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ...ve ...hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, E. Sanıklar .............ve .................hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara atılı uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA, F. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; İletişim tespit tutanakları içeriklerine, sanığın aşamalardaki savunmalarına, kullanıcı tanık beyanları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; herhangi bir yakalama sonucu uyuşturucu maddenin ele geçirilmemesi, kullanıcıların idrar tahlillerinde tespit edilen uyuşturucu maddelerle sanığın ilgisinin olduğuna ilişkin somut olay ve olgularla örtüşmeyen, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin kuşku sınırı aşan delil bulunmadığı, evinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırında bulunduğu; bu suretle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanık hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği göz önüne alındığında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, G. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; İletişim tespit tutanakları içeriklerine, sanığın aşamalardaki savunmalarına, kullanıcı tanık beyanları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; yakalama sonucu uyuşturucu maddenin ele geçirilmemesi, kullanıcıların idrar tahlillerinde tespit edilen uyuşturucu maddelerle sanığın ilgisinin olduğuna ilişkin, soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları ve soyut beyanlar dışında, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, .............. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Her ne kadar sanık ...'nin tanık ...'e uyuşturucu madde sattığı kabul edilmiş ise de; tanıklar ...ve ...'ın beyanlarına, iletişim tespit tutanakları içeriklerine, sanığın aşamalardaki savunmaları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları ve soyut beyanlar dışında, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, I. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanığın 03.08.2013 tarihli eylemi sabit ise de; tanıklar ...ve İsmail'de uyuşturucu madde ele geçirilmesine ilişkin yakalama yapılmadığı gibi tanıkların idrar ve kan tahlillerinde tespit edilen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafında temin edildiğinin sabit olmadığı, kabule esas alınan telefon görüşmelerinin somut olay ve olgularla örtüşmediği, maddi bulgularla desteklenmediği anlaşılmakla; koşulları oluşmadığı halde tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereği zincirleme suç hükmü uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İnebolu Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/143 Esas ve 2011/968 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyetin suç tarihinden sonra kesinleşmesi sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.