Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35398 E. 2025/5227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35398
Karar No
2025/5227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi Sanık ... ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davası yönünden mahkemece hüküm kurulmadığı belirlenerek bu suçlar yönünden mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Katılan ...Ş.'nin dosya kapsamından 6 numaralı kaza yönünden suçtan zarar gören olup temyiz isteminin bu olay ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar hakkında suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma suçlarından kurulan hükümleri ise katılan vekilinin temyiz hakkının bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanıklar hakkında suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan katılanın sigorta şirketi adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2-Sanık ...'nın 3 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın 4 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ...'nın 5 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine, 6 numaralı kaza olayı yönünden nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... beraat hükümlerine, ..., ..., ... ve ...'in 15 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 36 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ... 44 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanık ...'ın 46 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne, sanıklar ... ve ... 50 numaralı kaza olayındaki nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede; Somut olayda kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ...'a sahte kaza tespit raporu ve alkol raporları düzenlettirdikleri, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 40/2. Maddesinde; "Özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur." şeklinde yer verilen bağlılık kuralı uyarınca, dosya kapsamından azmettiren sıfatıyla suçtan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 6 numaralı kaza olayı yönünden sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat hükümleri hariç olmak üzere diğer tüm hükümler yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanıklar ... ve ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan ...Ş. vekili, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...Ş. vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8 maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4-Sanıklar ... ve ...'ın ... Sigorta A.Ş.'ye karşı 5 ve 50 numaralı kazalara ilişkin nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen hükümler ile 44 numaralı kaza olayındaki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ... ve ...'ın ... Sigorta A.Ş.'ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçları ile 5 ve 50 numaralı kazalara ilişkin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen hükümlere, sanıklar ..., ... ve ...'ın ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere, sanıklar ..., ... ve ...'ın ....'ye yönelik 46 ve 47 numaralı kazalara ilişkin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümler ile 44 numaralı kazaya ilişkin nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen hükümlere, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın 36 numaralı kaza olayındaki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1-Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları yönüden; a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulünün gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında sahtecilik suçlarını işleyip işlemediklerinin iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararının yenilenip yenilenmediğinin, suç işleme kararının yenilenmemesi durumunda ise zincirleme şekilde işlenmiş kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması gerektiği de gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, b- Dosya kapsamına göre somut olayda kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ... ve ...'ın kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ...'a sahte kaza tespit raporu ve alkol raporları düzenlettirdikleri, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 40/2. Maddesinde; "Özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur." şeklinde yer verilen bağlılık kuralı uyarınca, azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla suçtan sorumlu tutulabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden;sanıklar ..., ve .... isimli işyerini gerçek dışı kaza ve kaza raporları ile sigorta şirketlerinden menfaat temin etmek amacına yönelik olarak bir kısım gizli bölümlerde oluşturmak suretiyle yapılandırdıkları daha sonra kendilerine tamir için gelen araçlar da olmak üzere bir şekilde temin ettikleri dosya kapsamında plakaları yazılı araçları polis memuru olan sanıklar ..., ...'a sahte kaza tespit raporları ile alkol muayene raporları düzenlettirerek sigorta şirketlerinden menfaat temin ettikleri iddia ve kabul olunan olayda; sanıklara atılı suçların mağdurunun sigorta şirketleri olması ve aynı sigorta şirketine yönelik hukuki kesinti olmaksızın birden fazla dolandırıcılık eylemlerinin bulunması karşısında sanıkların aynı sigorta şirketine yönelik farklı zamanlardaki eylemlerinin anılan madde hükmünü birden fazla ihlal ettiği anlaşıldığından, sanıklara atılı başlıkta belirtilen suçlar yönünden TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden her olay yönünden ayrı ayrı hükümler kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35398, K. 2025/5227, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-35398-e-2025-5227-k-ba65b620fe98