Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/5052 E. 2023/9627 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/5052
Karar No
2023/9627
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar Uğur ve Ferdağ müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... yönünden mahkemece beraat kararı verilmiş olması ve sanık ...'un 19.05.2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/110 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararı ile, a ) Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna; b) Sanıklar Hasan ve Korhan'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına; c) Sanıklar ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında verilen hükmün onanması, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar .... müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil olmadan karar verildiğine, 3. Sanıkların atılı suçu işlemediğine, 4. Sanık ... hakkında yeterli gerekçe olmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına, 5. ...hakkında verilen beraat kararına yönelik vekalet ücretine karar verilmediğine, İlişkindir. B. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir. C. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Sanıklar hakkında yürütülen soruşturma ve yargılama, iddianame içeriğinde belirtilen uyuşturucu maddeler, iletişim tespit tutanakları, uyuşturucu kullanan kişilerin beyanları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile sanıkların bu madde ile bağlantıları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ..., ..., ... ..., ...'in de uyuşturucu ticaretinden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi, sanıklar ..., ..., ...'ın da değişik zamanlarda birden çok uyuşturucu sattıkları gözetilerek sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri gereğince cezalarında artırım yapılması gerektiği Gözetilmemesi, nedenleriyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün incelenerek bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR I- 20.04.2009 Tarihli Eylem Hakkında Sanıklar ... ve ...'a kolluk kuvvetlerinin şüphe üzerine kimlik kontrolleri yaptıkları sırada sanık ...'un yere bir kağıt attığı, kağıt içerisinde esrar maddesinin olduğu ve ayrıca cebinden 2 adet çıkı esrar maddesinin elde edildiği, elde edilen uyuşturucunun miktarı ve sanıkların bu eylemde uyuşturucu ticareti yaptıklarına dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. II- 25.04.2009 Tarihli Eylem Hakkında 0536 861 57 52 numaralı GSM hattına ilişkin 122,123,124; 0506 483 61 06 numaralı GSM hattına ilişkin 44-47-53-55-58 nolu tape kayıtlarından elde edilen istihbari bilgi neticesinde sanık ...'ın evinde uyuşturucu madde sakladığının tespit edilmesi üzerine sanığın evinin etrafında tertibat alındığı, sanık ...'ın ve hakkında tefrik kararı verilen temyiz incelemesi dışı sanık Berzan Pehlivan'ın birlikte evden çıktığının görüldüğü, evde yapılan aramada esrar maddesi ele geçirildiği, sanığın ikametinden elde edilen uyuşturucunun miktarı ve sanığın bu eylemde uyuşturucu ticareti yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. III- 08.05.2009 Tarihli Eylem Hakkında 0539 947 79 44 numaralı GSM hattına ilişkin 49-51-57-58-59 nolu tape kayıtlarında sanık ...'ın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Alper Ş.'ye uyuşturucu madde satacağının tespit edildiği, bunun üzerine yapılan aramada tanık Alper'in sanık ...'dan para karşılığı aldığı toplam 19 adet çıkı tabir edilen esrar maddesi ile yakalandığı, sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV- 08.05.2009 Tarihli Eylem Hakkında 0539 947 79 44 numaralı GSM hattına ilişkin 61 ve 0539 947 85 77 numaralı GSM hattına ilişkin 133 nolu tape kayıtlarından sanıklar Uğur ve Korhan'ın uyuşturucu maddeyi satmak için sanık ...'ın evinde sakladıklarının tespit edilmesi üzerine sanık ...'ın ikametinin bulunduğu apartmanda sanık ...'ın sanık ...'a sözünü ettiği toplam 33 adet satışa hazır esrar maddesi ele geçirildiği, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. V- İddianamedeki 5 Nolu Eylem Bozüyük C.Başsavcılığınca 2009/724 sayılı soruşturma dosyasında gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kolluk görevlisine sanık ...'un esrar sattığı, gizli soruşturmacının satın aldığı esrarı Bozüyük C. Başsavcılığına teslim ettiği, sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık ...'un eşi Ferdağ hakkında gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kolluk görevlisine uyuşturucu madde verdiğinden dolayı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması istenmiş ise de; sanığın savunmasında Uğur'un eşi olduğunu, eşinin baskısından ve korkusundan dolayı eşinin yönlendirdiği kişilere uyuşturucu madde verdiğini beyan ettiği, bu beyanının aksini ispatlayacak her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. VI- 02.06.2009 Tarihli Eylem Hakkında 0538 233 92 10 numaralı GSM hattına ilişkin Tape No:6-20-21-22-24-28-32-34-38; 0538233 92 10 numaralı GSM hattına ilişkin 20-21-22-25-26-28-1-31-33 nolu tapelerden sanıklar Engin, Hasan ve Uğur'un İstanbul'dan Eskişehir'e uyuşturucu madde getirecekleri istihbari bilgisi üzerine 02.06.2009 günü 26 TR 596 plakalı aracın aranmasında sanıklar Engin, Hasan ve Uğur'un bulunduğu, fakat araç içerisinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, aynı gün saat 17:55 sıralarında İstanbul'dan Eskişehir'e sefer yapan yolcu otobüsünün trafik görevlilerince durdurulduğu, otobüsün bagajında narkotik dedektör köpeği maarifetiyle yapılan kontrolde sanık ...'ın kızı temyiz incelemesi dışı sanık İpek'e ait valiz içerisinde 3 parça halinde kişisel kullanım miktarı üzerinde esrar ele geçirildiği, İpek'in 16.06.2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında; " ... babam olur, annemle kavga ettiğimden dolayı babamın İstanbul'da olduğunu öğrendim, Eskişehir'den otobüs ile İstanbul'a gittim, otobüs garajında babamla buluştum. Babamın yanında Ugur Taşlar'da vardı. Babam bana İstanbul'da kalacak yerim olmadığını ve Eskişehir'e geri dönmem gerektiğini söyledi. Bana kırmızı bir valiz verdi. Bu valizi eve götür ben senden alacağım dedi. Valizi aldığım esnada ...'la her hangi bir konuşmamız olmadı. Ben zaten ...'ı yakalandığımızda tanıdım. Daha önceden tanımıyordum. Ben valizin içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bilmiyordum. Yakalandığımda öğrendim. Babamla ...'ın yanında başka bir kimse yoktu. Duyduğuma göre babamı İstanbul'a ... götürmüş. Ben Eskişehir'den İstanbul'a gittiğimde otogarda yaklaşık 2 saat kadar kaldım. Babamın vermiş olduğu valizle birlikte Eskişehir'e yine otobüslü geri döndüm. Ben ilk yakalandığımda babama zarar gelmesin diyerek yalan savunma yaptım. Ben babamın aracının plakasını bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dediği, esrar sanık İpek'e ait valizde bulunmuş ise de sanığın olayın gelişimine uygun samimi beyanları, sanığa bilgisi haricinde valizin sanıklar Hasan ve Uğur tarafından teslim edildiği, sanığın yaşının küçük olmasından yararlanılmak istenildiği anlaşıldığından sanıklar Hasan ve Uğur'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Sanık ...'in 26 TR 596 plakalı araçta olması dışında sanığın aleyhine her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.05.2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın, iddianamede katıldığı anlatılan (5) numaralı olayda; diğer sanık ... ile birlikte, gizli soruşturmacı olan kolluk görevlisi ... Önder'e net 19,6 gram esrar sattıklarının iddia edilmesi ve bu hususta Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığınca 2009/724 sayılı soruşturma yapıldığının belirtilmesi karşısında, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararı, olay, el koyma tutanakları, kolluk ifadeleri ile diğer delil niteliğindeki tüm soruşturma belgelerinin dosyaya konulmadığı anlaşılmakla, bu olayla ilgili olarak sanık ... hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığı, dava açılıp açılmadığı araştırılarak, dava açılmış ise dosya getirtilip incelenerek gerektiğinde davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulması, sanık ... hakkında dava açılmamış ise o soruşturma dosyasının onaylı örneklerinin bu dosya içine konulması, daha sonra tüm deliler birlikte değerlendirilerek sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işleyip işlemediği tartışılarak, hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre; 1136 sayılı Kanun’un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; mahkemenin sübuta ilişkin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanılıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde isabetsizlik saptanmadığından Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığı yönündeki savunmalarının aksine, 25.04.2009 tarihinde ikamet aramasında ele geçirilen kullanım sınırlarında olan esrarı kullanma amacı dışında başka bir amaç için bulundurduğuna ilişkin soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı; sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 8 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, değişen suç vasfı nazara alınarak bu suçtan hüküm kurulması gerekirken sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanılıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde isabetsizlik saptanmadığından Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "20/04/2009, 25/04/2009, 08/05/2009, 02/06/2009" yerine "25/04/2009, 02/06/2009" olarak yazılması, mahkemesi tarafından düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. A. Sanıklar Hasan, Korhan, Engin, Tayfun Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C), D), (E), (G) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2012/110 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye sanık ... yönünden uygun, diğer sanıklar yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Uğur ve Ferdağ Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2012/110 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanıklar Uğur ile Ferdağ müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (F) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2012/110 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararına yönelik, suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında 8 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; hükmün BOZULMASINA; bozma sebebine göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/5052, K. 2023/9627, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-5052-e-2023-9627-k-1c48c79ee70d