Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2531 E. 2023/8544 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/2531
- Karar No
- 2023/8544
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ...'un 24.08.2014 tarihli eylemi hakkında, sanıklar ...'in 13.09.2014 tarihli eylemi hakkında, sanık ...'nin 13.10.2014 tarihli eylemi hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereğince itiraza tabi olup, temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla; Sanık ...'ın 08.11.2014 tarihli eylemi, sanıklar ... ve ...nin 13.09.2014 tarihli eylemi, sanık ...'un 13.10.2014 tarihli eylemi hakkında verilen beraat hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2015 tarihli ve 2015/547 Esas, 2015/1370 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; 1. Sanıklar Mazlum, Remzi, ..., Helluş ve Mesut hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar ... ve Yunus hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/1369 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2015/155 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı ile Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/156 E. sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/156 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/156 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ...nin 13.09.2014 tarihli eylemi yönünden, sanık ...'ın 08.11.2014 tarihli eylemi yönünden, sanık ...'un 13.10.2014 tarihli eylemi yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2. Sanıklar Yunus, Mehmet Çakar ve Mesut'un 24.08.2014 tarihli eylemi yönünden, sanıklar Mazlum ve Bünyamin'in 13.09.2014 tarihli eylemi yönünden, sanık ...'nin 13.10.2014 tarihli eylemi yönünden değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. E.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında uygulanan iletişimin dinlenmesi kayıtları, olay, yakalama ve arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu madde ve tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin "başkalarına temin amacı ile uyuşturucu madde satın alma" suçuna teşebbüs olduğu ve bu nedenle sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 35 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 24.08.2014, 13.09.2014, 13.10.2014 ve 08.11.2014 tarihli eylemlerde sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıklar Yunus ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi, sanıklar Helluş, Mesut ve Bünyamin'in ise 188 inci maddesi, sanık ...'in ayrıca 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, bir kısım sanıkların eylemlerinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, bir kısım sanıkların ise beraatlerine karar verilmesi nedeniyle kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin edinilen istihbari bilgi üzerine kullandığı GSM hattının Mahkeme kararı ile dinlenilmesine başlandığı, sanık ...'un diğer sanıklarla irtibatının tespit edilmesi üzerine bir kısım sanıklar hakkında da dinleme kararları verildiği, yapılan çalışmalarda ; 24.08.2014 tarihinde sanıklar Yunus, ... ve Mesut'un içinde bulunduğu aracın durdurulduğu, yapılan aramada araçta uyuşturucu madde ele geçirildiği ve ana soruşturma kapsamında yapılan ikamet ve iş yeri aramalarında sanık ...'un ikametinde, sanık ...'ın da iş yerinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer, ele geçiriliş biçimi ve sanık ... 'un telefon konuşmalarının yeterli açıklık içermemesi, sanıkların söz konusu uyuşturucu maddeleri ticari amaç ile bulundurduklarına ilişkin cezalandırılmaları için yeterli delilin dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle sanıkların uyuşturucu maddeleri bizzat kullanmak için bulundurdukları kabul edilerek haklarında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; 13.09.2014 tarihinde sanık ... ile sanık ...'in Diyarbakır ilinden sanıklar... ve ... vasıtasıyla uyuşturucu temin etmek üzere motosiklet ile gittikleri, Diyarbakır dönüşü sanık ...'in elinde bulunun poşeti yol kenarına attıktan sonra kaçmaya başladıkları ve poşetteki maddenin uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği olayda; ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer, ele geçiriliş biçimi, dosyada bulunan telefon konuşma tutanakları, fiziki takip tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ve sanık ...'in uyuşturucu maddeleri ticari amaç ile bulundurduklarına-nakil ettiklerine ilişkin cezalandırılmaları için yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı, bizzat kullanmak için bulundurdukları kabul edilerek değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanıklar ... ve ...nin ise sanıklar Mazlum ve Bünyamin'in eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığından ve vicdani kanaat oluşmadığından sanıkların beraatlerine karar verildiği; 13.10.2010 tarihinde sanık ...'nin okul kantini işleten diğer sanık ... ile arasında geçen konuşmalarda sanık ...'nin sanık ...'un işyerine uyuşturucu madde götüreceğinin anlaşılması üzerine Sanık ...'un iş yerine arama yapmak için gidildiği ve sanık ...'nin yapılan üst aramasında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, bizzat sanık ...'nin üzerinde ele geçirilmesi, sanıkların arasında geçen telefon görüşmelerinde konunun esrar maddesi olduğuna ilişkin herhangi bir açıklık bulunmaması, sanık ...'un telefon görüşmesinde diğer sanık ...'ye kantine gelmesinden sonra kendisinin çarşıya gideceğini söylemesi, her ne kadar sanık ... soruşturma aşamasında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Hasan isimli bir arkadaşının uyuşturucu madde istemesi üzerine diğer sanık ...'den uyuşturucu madde temin etmesini istediğini ikrar etmiş ise de; sanık ...'un diğer sanık ...'den istediği uyuşturucu maddenin ele geçirilememesi, sanık ...'nin üzerinde ele geçirilen esrar maddesinin diğer sanık ... aracılığı ile Hasan isimli kişiye satılacak esrar maddesi olduğuna ilişkin dosya kapsamında hiç bir delil bulunmaması, sanık ...'nin kantine gelir gelmez üzerindeki uyuşturucu maddeyi sanık ...'a vermemesi ve sanık ...'nin sanık ...'un çalıştırdığı okul kantinine girmesinden sonra yapılan aramada esrar maddesinin sanık ...'un değil, diğer sanık ...'nin üzerinde ele geçmesi gerekçesiyle sanık ...'un beraatine, sanık ...'nin eyleminin ise değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturuduğu kabul edilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; 08.11.2014 tarihinde Ahmet isimli kişinin kullandığı ve sanık ...'ın bulunduğu 47 KB ... plaka sayılı araçta yapılan aramada Ahmet isimli kişinin üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılması için yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Yunus, Mehmet Çakar ve Mesut'un 24.08.2014 tarihli eylemi, sanıklar Mazlum ve Bünyamin'in 13.09.2014 tarihli eylemi, sanık ...'nin 13.10.2014 tarihli eylemi hakkında verilen kararlar yönünden Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ...'ın 08.11.2014 tarihli eylemi ile sanık ...'un 13.10.2014 tarihli eylemleri hakkında verilen beraat hükümleri yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanıklar... ve ...'ın 13.09.2104 tarihli eylemi hakkında verilen beraat hükümleri yönünden Olay ve fiziki takip tutanakları, sanıklar arasındaki iletişim tespit tutanakları, sanık ...'ın aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya kapsamından sanıkların diğer sanıklar Bünyamin ve Mazlum'a uyuşturucu madde temin ettikleri anlaşılmakla, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olduğu halde mahkûmiyetleri yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar Yunus, Mehmet Çakar ve Mesut'un 24.08.2014 tarihli eylemi, sanıklar ...'in 13.09.2014 tarihli eylemi, sanık ...'nin 13.10.2014 tarihli eylemi hakkında verilen kararlar yönünden; Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ...'ın 08.11.2014 tarihli eylemi ile sanık ...'un 13.10.2014 tarihli eylemi hakkında verilen beraat hükümleri yönünden yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/156 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, sanık ... yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar... ve ...'ın 13.09.2014 tarihli eylemi hakkında verilen beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/156 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısını temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık ... hakkında Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli celsesinde verilen 5271 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince "yurt dışına çıkış yasağı konulması" şeklinde verilen adli kontrol tedbirinin kaldırılması talebinin reddine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.